YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7006
KARAR NO : 2010/18137
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde parsel numaralarını bildirdiği taşınmazlardaki davalı hisselerini 21.4.2004 tarihinde davalıdan 200.000.00 TL bedelle satın aldığını, ancak dava dışı hissedar tarafından açılan şuf’a davası sonucu, adına tescil edilen taşınmazlardaki hisseleri tapunun iptali ile…adına tesciline karar verildiğini, şuf’a bedeli olarak kendisine 18.937.65 TL ödendiğini, davalıya yapılan 200.000.00 TL ödemeden bu miktar mahsup edildiğinde 183.090.00 TL zararı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000.00 TL’nin satış tarihi 21.4.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazlardaki hissesini 21.4.2004 tarihinde 200.000.00 TL bedelle davacıya satıp, bedelini aldığını, bu taşınmazlarla ilgili şuf’a davası açıldığının tapuya şerh edildiğini, davacının bu durumu bilerek taşınmazları satın aldığını, 200.000.00 TL satış bedelinin rayice uygun olduğunu kendisinden talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 21.4.2004 tarihinde taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde davacının davalıya 200.000.00 TL ödediği ancak şuf’a davası sonucu 14.910.00 TL tahsil ettiği aradaki farka davalının katlanması gerektiği gerekçesiyle 10.000.00 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline ilişkin verdiği karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde parsel numaralarını belirttiği taşınmazlardaki üçüncü kişilere ait hisselerin … tarafından satın alınması üzerine dava dışı… tarafından … aleyhine 21.1.2004 tarihinde şuf’a davası açıldığı, açılan bu davada talep üzeri, şuf’a davası açıldığına dair tapuya 30.1.2004 tarihinde şerh verildiği, şuf’a davasının devamı 2010/7006-8137
esnasında, davaya konu taşınmazların 20.4.2004 tarihinde 200.000.00 TL bedelle …’a satıldığı, bu gelişme üzerine şuf’a davası davacısı …nun HUMK 186 maddesi gereği, davayı …’a yönelttiği, yapılan yargılama sonucu, … ile … arasındaki sözleşmede kararlaştırılan 200.000.00 TL bedelli muvazalı olup gerçek satış bedelinin masraflar dahil 18.937.65 TL olup, bu miktar üzerinden şuf’a hakkının kullanılmasına karar verildiği, Nadime Karoğlunun bu miktarı depo etmesi üzerine … adına olan tapunun iptaline karar verildiği kararın Yargıtay aşamasından geçmek suretiyle kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemeninde kabulündedir.
Uyuşmazlık taraflarında kabulünde olduğu üzere davacı ile davalı arasındaki sözleşmede satış bedeli 200.000.00 TL olarak gösterilmesine karşılık şuf’a hakkının kullanımı nedeniyle davacı kişiye 18.537.65 TL ödenmesinden doğan aradaki farka kısmı katlanacağı konusundadır.
Ön alım hakkı paylı mülkiyete konu taşınmazda bir payın 3. kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkı verir.
Yukarıda açıklandığı üzere … aleyhine şuf’a davası açılması üzerine bu husus 30.11.2004 tarihinde tapu siciline şerh edilmiştir. Davacı ise taşınmazı 20.4.2004 tarihinde satın almıştır. Tapu sicilinin aleniliği ilkesi gereğince davacı bu hususu bilerek hisse satın almıştır.
Keza davacı …’ya satış yapan satıcıların bu taşınmazı 16.914.00 TL’ye sattığını ve dava dışı …nun bu bedelli ve tapu masraflarını yatırarak şuf’a hakkını kullanabileceğini bilecek durumdadır. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2008/207-2775 sayılı ve 11.3.2008 tarihli bozma ilamında “…’a yapılan satışın muvazalı olduğu ve kötü niyetle yapıldığı açıkça vurgulanmıştır. Bu açıklamalar gözetildiğinde 18.937.65 TL bedel üzerinden şuf’a hakkının kullanılması nedeniyle bir zarar doğmuş ise bunun davacının katlanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.