Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4454 E. 2012/6445 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4454
KARAR NO : 2012/6445
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında … ada … parsel sayılı 475,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, kişi bilgilerine ulaşılamadığından dolayı kullanım yılının tespit edilemediği ve taşınmaz bahçe ve üzerindeki dört ve bir katlı binanın … oğlu …’ın fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, taşınmazda kendilerine ait bölümlerin tespiti ile bu bölümler hakkında adlarına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine “İş bu taşınmaz bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen ve üzerinde 4 katlı bina bulunan 279. 45 m2 alan … oğlu 1975 doğumlu … ile … oğlu 1973 doğumlu …’in müştereken, (B) harfi ile gösterilen ve üzerinde 1 katlı gecekondu bulunan 196.50 m2 alan …’ın fiili kullanımındadır.” şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Davada taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu şart gerçekleşmeden hüküm kurulamaz. Somut olayda davalı …’a dava dilekçesi ve duruşma gününün … Yesevi Mahallesi, … Caddesi, … Sokak, no:4 …/ İstanbul adresine, Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapılmıştır. Davalı temyiz dilekçesinde adresini … Yesevi Mahallesi, … Caddesi, … Sokak, No: 31 Sultanbeyli/ İstanbul olarak belirtmiş; dava dilekçesi kendisine tebliğ edilmediğinden, davadan haberdar olmadığını bildirmiştir. Yapılan incelemede Mernis sisteminde de kayıtlı adresinin temyiz dilekçesinde belirtilen adresin olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı …’a usule uygun şekilde tebliğ edildiğinden ve taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Bu nedenle öncelikle davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilmek suretiyle davanın esasına ilişkin hüküm kurulması isabetsiz, davalı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına 11.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.