YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6013
KARAR NO : 2012/8547
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sırasında … Mahallesi 248 ada 1 parsel sayılı, 8.661,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına, 248 ada 2 parsel sayılı 710,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına kazandırıcı zamnaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine çekişmeli taşınmazların tapu kaydı ile Hazineye ait olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uymadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hazinenin dayandığı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren dayanağı olan kayıt ve belgeler ve haritası getirtilmek suretiyle uygulanmamış ve kapsamı buna göre belirlenmemiştir. Tapu kaydının iktisap sebebinde Gülsüm Öksüz ve paydaşlarına tevzi edilmişken hükmen iptal nedeniyle Hazine adına tescil edildiği belirtildiğine göre kaydın dayanağı haritasının bulunması kuvvetle muhtemeldir. Hal böyle olunca Hazinenin dayandığı tapu kaydı ile davalıların dayandığı Mayıs 944 Tarih 311 ve 312 nolu tapu kayıtları tesisinden itibaren haritası ile getirtilmeli, bu şekilde dosya tamamlandıktan sonra mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından Hazinenin tutunduğu tapu kaydı ve davalıların dayandığı tapu kaydının sınırları hakkında tek tek bilgi alınmalı, Hazine tapusunun kuzey ve güney sınırında okunan “bat” sınırının yöresel olarak hangi anlamda kullanıldığı yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulmalı, gösterilen sınırların fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlemesi istenmeli, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalıdır. Taşınmazların Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamında kalması halinde yargılama sırasında davalı tarafça da tapu kaydına dayanıldığı göz önüne alınarak Mayıs 944 tarih 311 ve 312 nolu tapu kayıtlarının revizyonları olup olmadığı sorulmalı, çekişmeli taşınmazların her iki tapu kaydının kapsamında kalan taşınmaz bölümlerinin bulunması halinde hangi kaydı ne sebeple üstünlük tanınacağı tartışılmalı, dava konusu taşınmazların Hazinenin tapusunun kapsamı dışında kaldığının tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.