Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4414 E. 2012/6435 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4414
KARAR NO : 2012/6435
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında … ada … parsel sayılı 5607,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … oğlu … ‘in kullanımında olup, üzerindeki sera ve evin de adı geçene ait olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın beyanlar hanesinde yanlış yazılan isminin “… oğlu …” olarak düzeltilmesi istemi ile ve Tapu Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 175 ada 30 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki “… ve ev … oğlu … ‘e aittir” sözlerinin “… ve ev … oğlu …’e aittir” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan bilgilerin yanlış oluşturulduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 175 ada 30 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesinde taşınmazın … oğlu … ‘in kullanımında olduğu yazılarak Hazine adına tespit edilmiş olup, davacı … oğlu … Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünü hasım göstererek açmış olduğu davada beyanlar hanesinde ismi geçen kişinin kendisi olduğunu iddia etmektedir. Mahkemece, taşınmaz Hazine adına tescil edildiğine göre Hazine’nin davaya dahil edilmesi gerektiği gözetilmediği gibi, taşınmazın beyanlar hanesinde ismi geçen … oğlu … isminde bir şahsın var olup olmadığı da yöntemince araştırılmamış ve varsa usulüne uygun şekilde davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği üzerinde durulmamıştır. Taraf teşkili dava şartlarından olup, bu şart sağlanmadan işin esasına girilmesi mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Hazine’ye dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip husumet yaygınlaştırılmalı, Hazine’den delil ve belgeleri istenmeli, taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesinde ismi geçen … oğlu … isminde bir şahsın var olup olmadığı Nüfus Müdürlüğünden sorulmalı, böyle bir şahsın yaşayıp yaşamadığı hususunda usulüne uygun şekilde zabıta araştırması yaptırılmalı, bu isimde bir şahsın varlığının anlaşılması halinde davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilerek
yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.