YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6348
KARAR NO : 2010/6541
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, ödenmeyen imalât bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemiyle açılmış; mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, taraflar işin bedelinde de anlaşamamışlardır. Bu durumda mahkemece BK’nın 366. maddesi gereğince imalât bedelinin bilirkişiden alınacak raporla saptanması gerekmektedir. Nitekim mahkemece bu konuda bilirkişiden rapor alınmış, imalât bedeli 6.534,00 TL olarak belirlenmiştir. Oysa çözümü teknik inceleme ve bilirkişi tetkikatına muhtaç olan uyuşmazlıklarda hakimin bilirkişi incelemesi ve verilen rapor doğrultusunda davayı sonuçlandırması gerekir. Kendi bilgisi hükme esas alınamaz. Bu nedenle mahkemece raporda belirlenen 6.534,00 TL’lik kısma vâki itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken davanın tamamen kabulü doğru olmamıştır. Ayrıca çözümü bilirkişi incelemesiyle gerçekleştirilen bu davada %40 icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine davalının tazminatla sorumlu tutulması da yerinde olmamıştır. Öte yandan davalı iş bedelinin 500,00 TL’sinin davacıya ödendiğini ileri sürmüş, ancak bu hususu yazılı delille ispatlayamamış ise de; bu konuda davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılmalıdır. Yine davalı icra takibine yaptığı itirazında alacağın 1.500,00 TL’lik bölümünü kabul ettiği halde, itirazın iptâli davası 8.500,00 TL üzerinden yani itiraz edilmeyen bölümü de kapsayacak şekilde açılmış olup; bu kısım için davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği anlaşıldığından, masraf ve vekâlet ücretinin takdirinde belirtilen husus gözetilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.