YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6457
KARAR NO : 2022/5178
KARAR TARİHİ : 01.06.2022
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davalı Hazine hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin hükmün davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, Bursa ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan Asarcık mevkii 252 ada 559 parsel sayılı 4.261,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2014 yılında Hazine adına tarla vasfı ile tescil edilmiştir.
Davacı … vekili, taşınmazın kadastro tespiti çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazın çok uzun yıllardır vekil edeninin ve babasının zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı Hazine hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6831 sayılı Kanun’un 1/J maddesine göre, eğimi %12’yi aşan ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılıklar orman niteliğinde olup, somut olayda ise, her ne kadar çekişmeli taşınmaz, evveliyatı itibariyle, eğimi %12’yi aşan çalılık niteliğinde olsa da, dosya arasında bulunan 20.1.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, taşınmazın zeytin ağaçları ile kaplı olduğu, zeytin ağaçlarının kökleriyle toprağı taşkınlardan, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışlardan koruduğu, toprağın taşınmasını engellediği, strüktür ve tekstürünün bozulmasını önlediği için dava konusu yerde erozyon sözkonusu olmadığı, dolayısıyla taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşımadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; evveliyatı orman vasfında olmayan taşınmazla ilgili olarak, dosyadaki belgelerden, taşınmazın imar planına alındığı 16.10.2008 tarihinden geriye doğru 20 yıllık süre içinde davacının taşınmazda zilyet bulunduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanmayı sağlayan koşulların oluştuğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazine hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
01.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.