Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6122 E. 2013/6402 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6122
KARAR NO : 2013/6402
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın bozulmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Bozburun Köyü çalışma alanında bulunan 366 ada 42 parsel sayılı 1967.94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiş, davacı Hazine tarafından taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanılarak açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin, davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın davacı Hazine adına tesciline ilişkin kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 18.09.2012 tarih, 2012/3709 Esas, 2012/6835 Karar sayılı ilamıyla taşınmazın (B) bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş; (A) bölümüne ilişkin hüküm ise, bu bölümün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Bu kez Hazine vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın karar düzeltmeye konu edilen ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17 maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği kabul edilerek hüküm verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermek için yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün % 30 oranında eğimli olduğu ve 3 adet taşlardan oluşturulan 40-50 cm yüksekliğinde teraslarla eğimin düşürülmeye çalışıldığı, % 5 oranında taşlı ve zirai üretime elverişli olduğu, üzerinde 2 adet 30 yaşlarında alıç ağacından başka ağaç bulunmayıp, 1-2 yıllık nadas durumunda olduğu, tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, imar ve ihyasının 25-30 yıl önce tamamlandığı, jeolog raporunda da bu bölümün zirai kullanıma uygun bulunduğunun belirtilmesine karşın, dosyadaki fotoğraflardan terasların kaybolmuş vaziyete olduğu ve henüz imar ve ihyasının tamamlanmadığı izlenimi uyanmaktadır. Keza orman bilirkişi raporunda da taşınmazın 1992 yılı uçuşlu hava fotoğraflarında açık alan, 1996 yılı memleket haritasında ise yeşil alan olarak gözüktüğü belirtilmiştir. Böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için; 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca; emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan, doğru yere ait uydu ve hava fotoğrafları getirtilerek açıklandığı şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmamış; bilirkişi ve tanık sözleri sözü edilen delillerle denetlenmemiştir. Raporlar ve fotoğraflar arasındaki çelişkiyi giderip sağlıklı bir yargıya ulaşabilmek için dava tarihinden 20-30 yıl öncesine ve (1985, 1995 yılları ile) tespit tarihine en yakın yıla ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların uzman fen bilirkişilerince stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilmeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetleri aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususları özellikle irdelenmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hükmün açıklanan bu nedenlerle (A) bölümü yönünden bozulması gerekirken, Dairemizin yukarıda sözü edilen ilamıyla taşınmazın (A) bölümünün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gereğine ilişkin bozulmuş olması nedeniyle davacı Hazine vekilinin bu bölüme yönelik yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin sözü edilen bozma kararının kaldırılmasına ve (A) bölümüne yönelik hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.