YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26855
KARAR NO : 2013/21068
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 2012 yılında iş yaptıkları firmalardan gözetim işi ihalesini alamadıklarını, bundan dolayı işlerin azaldığını ve çalışanların yapacakları iş kalmaması sebebiyle iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, “…davalının istihdam azaltmasını gerektirir ekonomik durumunun fiilen var olmadığı, fesihten sonra işyerine yeni işçi alındığı, davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte iş gücü fazlalığı oluşturmadığı, satışlarda fesih döneminde azalma olmasına karşın zarar olmadığı, davacının seçilmesine ilişkin herhangi bir seçim kriteri sunulmadığı, iş sözleşmelerinin feshinde, işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılmadığı, davalının iş sözleşmesini feshinde geçerli bir nedene dayanmadığı, davacının iş sözleşmesinin fesih bildirim gerekçesinin ispatlanamamış olmasından iş sözleşmesi feshinde tutarlı davranılmadığı, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığı…” gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Davalı işyerinde enspektör olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, davalı firmanın gözetim işi ihalesini alamaması sebebiyle oluşan istihdam fazlalığından dolayı feshedilmiştir.
Somut olayda, mahkemece üçlü bilirkişinin tespit ve değerlendirmeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de gerekçeye dayanak teşkil eden bilirkişiler raporu hatalı değerlendirmeler içermektedir. Bilirkişiler fesihten sonra davalı işyerine dört yeni işçi alındığı tespitinde bulunmuş ise de yeni alındığı belirtilen bu işçilerin geçici görevle başka yerlerde görevlendirilerek şirket içi transfer edilen işçiler olduğu anlaşılmaktadır. Dairemizce temyiz incelemesi yapılan Gebze 2. İş Mahkemesinin 2012/99 esas – 2012/558 karar sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davalının istihdam azaltmasını gerektirir ekonomik durumunun fiilen var olduğu, ihalenin alınamamasından dolayı iş gücü fazlalığı oluştuğu ve şirket içi istihdam azaltılmasını gerektiren bir durumun ortaya çıktığı, yine aynı sebeple işçilik maliyetlerinde tedbir alınması gerektiği, davalı işverenin sadece ihalesini kaybettiği işte çalışan işçilerin işine son verdiği ve devamında hiçbir bölüme işçi alımı yapılmadığı tespitlerinde bulunulmuştur. İş bu bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun düştüğü ve feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmakla, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna itibarla davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 814,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 08.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.