Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/27075 E. 2013/22999 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/27075
KARAR NO : 2013/22999
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı DSİ Genel Müdürlüğüne ait işyerinde diğer muhatap Be-Ha-Şe İnş. Tic. Ltd. Şti. nezdinde şoför olarak işe başladığını, uzun zamandan beri aylık, ücret zammı, fazla mesai ve sosyal hakları ödenmeyen müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesi gereğince Noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesini feshettiğini, davalılar tarafından müvekkilinin hiçbir hakkının ödenmediğini, müvekkilinin üç yıla yakın davalı işyerinde çalışmış olmasına rağmen hak etmiş olduğu kıdem tazminatı ve diğer kanuni haklarının kendisine verilmediğini belirterek kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla mesai ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden incelenerek reddine karar verilmesini, ayrıca davacının müvekkilinin işçisi olmadığını ve husumet yokluğu sebebi ile reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının kesintisiz çalışması olmadığını, bu sebeple sigorta kayıtlarındaki sürelerin esas alınması gerektiğini, davacının ücret almadan çalıştığı hususunun doğru olmadığını, ayrıca fazla mesai ve genel tatil çalışmalarına ilişkin taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığını noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil netiliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece işyerinde sadece üç hafta çalıştığını belirten şahit beyanına itibarla, davacı işçinin fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunda da, mahkemenin 2010/129 esas sayılı dosyasına davalılar arasında akdedilen 22.03.2007 tarihli sözleşmenin ibraz edildiği belirtilmişse de sözleşme dosya arasına alınmamıştır. Dolayısı ile eksik inceleme neticesinde davacı işçinin fazla mesai ücreti talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu sebeple, mahkemenin 2010/129 esas sayılı dosyası arasında bulunduğu belirtilen sözleşme celbedilmeli, uyuşmazlığın çözümünde uzman bilirkişi marifetiyle, gerekirse işyerinde keşif yapılarak, davacının çalışma saatleri ve şoför olarak görevli işçinin işin niteliğine göre günlük muhtemel ara dinlenme süreleri hususlarında, tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirmeye tabi tutularak, fazla çalışma ücreti alacağı bakımından bir sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.