YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7094
KARAR NO : 2013/7319
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Gündoğmuş İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 57,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda yol vasfı ile tespit harici bırakılmıştır. Davacı …, 30.12.2009 tarihli dilekçesiyle satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 16.12.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 57,47 metrekarelik kısmın davacı … adına kayıtlı bulunan 311 ada 4 nolu parsele eklenerek tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekili taşınmazın imar planı kapsamında kaldığını savunmasına rağmen bu husus araştırılmamış, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş şekli üzerinde yeterince durulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, tescile konu yer, Gündoğmuş Belediyesi sınırları içerisinde olduğundan, Belediye imar planı içerisinde kalan ve imar-ihyaya muhtaç olan bir taşınmazın, imar ve ihyasının tamamlandığı tarihten imar planının onaylandığı tarihe kadar kazanmayı sağlayan yirmi yıllık süre dolmamış ise, böyle bir yerin ihya yoluyla kazanılması mümkün olmadığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesinin son fıkrası hükmü göz önünde tutularak bu yerin hangi tarihte Belediye imar planı içerisine alındığı, o tarihe kadar imar-ihya ve zilyetlikle kazanma koşulları oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca dosya kapsamından imar-ihyanın ne şekilde yapıldığı, hangi tarihte tarım arazisine dönüştürüldüğü anlaşılamamıştır. Bir yerin niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı uygulamasıdır. Tespit tarihi 2006 olduğuna göre, imar planının onaylandığı tarihin tespit tarihinden önce olması halinde onay tarihinden, imar planının onay tarihinin tespit tarihinden sonra olması durumunda ise tespit tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait stereoskopik çift hava fotoğrafları getirtilip, beşer yıllık periyotlar halinde en eski hava fotoğrafından başlanılmak suretiyle harita mühendisi ya da jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilerek, imar planının onaylandığı veya duruma göre tespit günü itibariyle taşınmazın ne kadar süreden beri ve hangi nitelikte kullanıldığının kesin olarak belirlenmesi, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, daha önce götürülmeyen 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, teknik ve yerel bilirkişi ile tanıklar aracılığıyla uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp-tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden, tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, taraflara varsa delillerini bildirmek üzere süre ve imkan tanınması, ondan sonra HMK’nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca yerel bilirkişi, davacı ve bildirildiği takdirde davalı tanıklarının davetiye ile çağrılmaları suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılması, ayrıca yapılacak keşifte tutanak bilirkişileri ve komşu parsel malikleri res’en dinlenerek, uyuşmazlık konusu taşınmazda zilyetliğin kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü, davacının hangi tarihte taşınmazın imar-ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürdüğü ve hangi tarihte tamamladığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulması, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten imar planının onaylandığı veya duruma göre tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının hesaplanması, ziraatçi bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, davacıya ait komşu 311 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu (A) bölümü birlikte değerlendirilerek benzerlik ve farklılıklarının ziraat bilirkişi raporunda belirtilmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK’nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi gerekir. Dava tescile ilişkin bulunduğundan TMK’nın 713. maddesindeki yasal ilanlar yaptırılıp, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.