YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/27068
KARAR NO : 2013/22993
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatili, yıllık izin ve yol gideri ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, çalıştığı süre boyunca gerçekte çok fazla ücret aldığı halde resmi kayıtlarda kazancının asgari ücret olarak gösterildiğini, fazla çalışma, genel tatil ücretlerinin ödenmediği gibi yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmaları da takip etmemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin haklı sebebe dayalı olmaksızın feshedildiği, davacının 21.11.2011 tarihinden 20.04.2008 tarihine kadar işyeri sözleşmesinin devri hükümlerine göre çalıştığı, davalı şirketin kıdem tazminatından sorumlu olduğu, yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı alacağının feshe bağlı alacak olması sebebiyle davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, davalı şirketin devir tarihi itibariyle iki yıllık sorumluluk süresinin sona ermiş olması sebebiyle davacının diğer alacak talepleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının çalışma süresi ve işvereninin kim olduğu taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davacı 20.11.2001-20.04.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı tarafından davaya karşı cevap verilmemiştir.
Davacının sigortalı hizmet cetvelinin incelenmesinde, 11070819 sicil numaralı davalı Arifoğlu Baharat ve Gıda San lic. Ltd. Şti’nde 21.11.2001-05.02.2002 tarihleri arasında, 1082867 sicil numaralı dava dışı Arpaş Arifoğlu Paz. ve Dağ. A.Ş.’de 09.06.2003-30.04.2006 tarihleri arasında, 1035760 sicil numaralı işyerinde 01.05.2006-30.01.2007 tarihleri arasında ve 1138538 sicil numaralı dava dışı Arpaş Arifoğlu Paz. ve Dağ. A.Ş’de ise 31.01.2007-20.04.2008 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı tanıklarının, davacının tüm çalışmasının aynı yerde olduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, davacının çalıştığı sürede işyeri sözleşmesinin devri hükümlerine göre çalıştığı, davalı şirketin kıdem tazminatından sorumlu olduğu, yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı alacağının feshe bağlı alacak olması sebebiyle davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, davalı şirketin devir tarihi itibariyle iki yıllık sorumluluk süresinin sona ermiş olması sebebiyle davacının diğer alacak talepleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, aynı ortaklar tarafından kurulmuş, aynı ismi taşıyan birden fazla şirket olduğu anlaşılmaktadır. Şirketler arasında teknik ve organik bağ bulunduğu alınan bilirkişi raporunda da belirtilmiştir.
Davacının işe girdiği tarihten iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar aynı işyerinde çalıştığı anlaşılmakla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu’na ait belgelerle davacının aynı kişiler tarafından oluşturulmuş şirketlerde ardarda aralıksız şekilde çıktı-girdi kayıtlarının bulunduğu görülmektedir. Mahkemece bilirkişi raporundaki değerlendirmeye itibarla şirketler arasında işyeri devri olduğu kabul edilerek sonuca gidilmişse de, varılan bu sonuç davacının kayıtlarda işvereni olarak belirtilen şirketlerin davacıyı birlikte istihdam edip etmedikleri araştırılıp tespit edilmeden dosya içeriğine uygun düştüğü kabul edilemez.
Mahkemece yapılacak iş, gerek davalı gerekse dava dışı olup Sosyal Güvenlik Kurumu belgelerinde davacının işvereni olarak belirtilmiş olan şirketler arasındaki organik bağ ve faaliyet birliği dikkate alınarak, davacının söz konusu şirketler tarafından birlikte istihdam edilip edilmediği, başka anlatımla birlikte işverenlik olgusu olup olmadığı belirlenmeli, birlikte istihdam saptanması halinde birlikte istihdam edenlerin davacının alacaklarının tamamından tüm çalışma süresi itibarı ile sorumlu olacakları gözetilerek karar verilmelidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.