YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5801
KARAR NO : 2013/5999
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ….,Mahallesi çalışma alanında bulunan 325 ada 10 parsel sayılı 6400,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, çekişmeli taşınmazın kaçak yitik kişilerden devlete kalan yerlerden olduğu iddiası ile dava açarak, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine temsilcisi, tapu kaydına dayanarak dava açmış, davalı taraf da tescil ilamı ile oluşan tespite dayanak 28.6.1988 tarih ve 11 sıra numaralı tapuya dayanarak davanın reddini talep etmiştir. Davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı tespit edilmemiş, çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşif esnasında da uygulanmamış, davalı tarafça sunulan tapu kaydı tescil ilamı ile oluştuğu halde haritası ve ilamı getirtilerek keşif esnasında uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı sorulup saptanmalı, tüm tedavülleri ve haritaları getirtilerek dosya arasına alınmalı, davalı tarafça dosyaya sunulan ve tespite esas olan 28.6.1988 tarih ve 11 sıra numaralı tapu kaydının tescil ilamı ve haritaları getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dayanılan tapu kayıtları 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişi aracılığı ile yöntemince uygulanmak suretiyle kapsamları kesin olarak belirlenmeli, taşınmazların Hazine tapu kaydının kapsamında kalması halinde öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı beyanları alınmalı, Hazinenin tapu kaydının dayanağı olan belgeler içerisindeki tutanaklarda bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin hayatta olduklarının anlaşılması halinde, bu kişiler çağrılıp tanık olarak dinlenilmeli, tespite esas tapu kaydının tescil ilamına konu davada Hazine’nin taraf olması
durumunda hükmün Hazine açısından bağlayıcılığı üzerinde durulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.