YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/28937
KARAR NO : 2013/20345
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.10.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ..geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevabında; işyerinin ekonomik sebeplerle küçülmeye gittiğini ücretlerde %30 indirim yapıldığını, işçilerin ücretsiz izine çıkarıldıklarını davacının ayrılırken işvereni ibra ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamalar göre alacakların kısmen kabulüne karar verilmiştir
Karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet cetveline göre işyerinde 26.04.2000-07.08.2002 ve 21.08.2002-09.07.2004 tarihleri arasında çalıştığı bu iki dönem sonunda istifa dilekçesi ve ibraname vererek ayrıldığı, 25.10.2004-23.12.2004 tarihleri arasında geçen çalışmasının ise davalı tarafından başka işyerinde geçtiğinin belirtildiği, dava dışı bu işyerinden sonra yine davalı işyerinde 04.01.2005-23.03.2009 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının 26.04.2000- 07.08.2002 ve 21.08.2002-09.07.2004 tarihleri arasındaki çalışma dönemlerini istifa ederek sonlandırdığı anlaşıldığından bu sürelerin kıdem hesabında dikkate alınmaması gerekir.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacının işyerinde önce tır şoförü son dönemlerde ise araç takip ve yönlendirme sorumlusu olarak çalıştığı, fazla mesai genel tatil ve hafta tatili alacaklarının davacının dinlenen tek tanığına göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın gösterdiği şahitlere çıkarılan tebligatlar bila ikmal dönmüştür. Mahkemece davalı tarafa şahitlerinin yeni adreslerini bildirme fırsat tanınarak bu şahitlerinde dinlenmesi gerekirken, hukuki dinlenme hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde sonuca gidilmesi usule aykırı olmuştur.
Mahkemece fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışması konusunda sadece tek şahit anlatımına dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Davacının alt işveren olarak varsa çalıştığı resmi kuruma ait hizmet alım sözleşmeleri ile bu kurumlardaki davacıya ait tüm çalışma kayıtlarının istenilmesi gerekir Eğer banka hesabına ücret ödemesi yapılıyorsa bunlara ilişkin ekstreler getirtilerek yapılan ödemler incelenmelidir. Ayrıca varsa, işyerine giriş ve çıkışları gösteren kayıtlar ile puantaj belgelerin tümü dosya arasına alınarak davacının işyerinde haftada kaç gün, kaç saat çalıştığı, hafta tatil günü çalışması ile ulusal bayram ve genel tatilde çalışmasının ne şekilde gerçekleştirildiği, işçilerin tümü için aynı saatlerde mi yoksa vardiya usulüne göre mi çalışmalar yapıldığı belirlenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil alacaklarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.