YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27581
KARAR NO : 2013/21348
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının kayıtlı adresinin ”Tavşanlı Köyü, Gebze-Kocaeli” olması sebebiyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının şirketin belirlediği mazot oranlarının çok üstünde yakıt tasarrufu yaptığını, ortaya çıkan zararının davacının otuz günlük ücretinin üstünde olduğunu, feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, işveren tarafından işçinin yaptığı mazot sarfiyatının feshi gerektirecek miktarda olduğunun işveren tarafından ispatlanamaması gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirkette işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi yer iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile, iş uyuşmazlıklarında yer itibari ile yetkili iş mahkemelerini belirlenmiştir. Buna göre, “iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’u gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz”
5521 sayılı Kanun’un 5. maddesinin gerekçesinde düzenlemenin işçiyi korumak amacıyla yapıldığı ve kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilmiştir. Maddenin son cümlesinde söz konusu yetki kuralına aykırı sözleşmelerin geçersiz olacağının belirtilmiş olması düzenlemenin mutlak emredici niteliğini ortaya koymaktadır. Yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu hallerde bu hususun dikkate alınması, davalı tarafın itiraz olarak ileri sürmesine bağlı değildir ve mahkemece re’sen yetkisizlik kararı verilebilir. Zira yetki konusunu mahkeme, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurmak zorundadır.
İş Mahkemelerinde yetki kuralı; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkilı kılmaktadır. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı yer, bir başka anlatımla işyeri tanımına 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda yer verilmemesine karşın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde işyeri, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birim olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçların da işyerinden sayıldığı; işyerinin, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütün olduğu ifade edilmiştir.
İş mahkemelerindeki yetki kuralı, işçiyi korumak amacıyla düzenlendiğine ve mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilmek zorunda olduğuna göre, yetkili yer mahkemesini seçme hakkı her zaman işçiye ait olmalıdır. Söz konusu hükme göre davacı işçi, davayı işin yapıldığı yer mahkemesinde açabileceği gibi davalının ikametgâhı (yerleşim yeri) mahkemesinde de açabilir. Tercih hakkı her durumda dava açana aittir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava dilekçesinde tır sürücüsü olan davacının davalı işverenin İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan garajında çalıştığının belirtildiği, davacıya ait 10.10.2011 tarihli işten ayrılış bildirgesinde davalı işyerinin adresinin Küçükçekmece İlçesi’nde gösterildiği, davacı şirket vekilinin temyiz dilekçesi ekinde dosyaya ibraz ettiği davalı şirketle ilgili bir başka davadaki tanık anlatımında sözkonusu şirkete ait otoparkın Küçükçekmece ilçesine bağlı Sefaköy’de olduğunun ifade edildiği ve mahkemece davacının işini filen yaptığı işyeri adresinin tespit edilmesi amacıyla gerekli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının iddia ettiği İnönü Mahallesi, Muammer Aksoy Caddesi, Çınar Tır Parkı, Küçükçekmece-İstanbul adresinde davalının işyerinin bulunup bulunmadığı,işyerinin adresinin Tavşanlı Köyü-Gebze olup olmadığını tespiti için Gebze ve İstanbul Ticaret Sicil Memurluklarından ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan gerekli araştırma yapılmalı, davacının işini fiilen yaptığı yer belirlenmeli bu konuda taraf delilleri toplanmalı, davacının tercihi de değerlendirilip yetkili mahkeme belirlenerek yetki konusunda bir karar verilmelidir.
Mahkeme tarafından belirtilen esaslara göre işlem yapılmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.