YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31188
KARAR NO : 2013/22735
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, işe başlatmama ve boşta geçen süre alacağı, ücret, ikramiye ve tediye alacağı, kıdem, ihbar tazminatı ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığının yargı kararıyla kesinleşmesine rağmen işe başlatılmadığı belirterek, davalıdan kıdem – ihbar tazminatı, yıllık izin, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, ücret, ikramiye ve tediye alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinden yararlanıp yararlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının dava dışı Arıl Belediyesi’nde çalışırken 5747 sayılı Kanuna istinaden Arıl Belediyesi ile davalı … arasında yapılan protokole göre davalı belediyeye devredildiği, ancak davacının davalı belediyede işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin feshedildiği, işe iade davası sonunda Gaziantep 3. İş Mahkemesi’nin 2009/534 esas – 2009/72 karar sayılı ilamı ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde dört aylık ücreti tutarında tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 05.10.2009 tarih ve 2009/28698 esas – 2009/25507 karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı Arıl Belediyesi’nden davalı belediyeye geçen ve işe başlatılan işçilerin toplu iş sözleşmesinden, sendikaya üye olmasalar bile dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlandırıldığı, davacının davalı belediyede işe başlatılsaydı toplu iş sözleşmesinden yararlanacağının kabulünün hayatın olağan akışına daha uygun düşeceği, bu itibarla 01.01.2007-31.12.2009 tarihleri arası yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden davacının 01.04.2009-31.07.2009 tarihleri arasında yararlandırılması gerektiği değerlendirilerek toplu iş sözleşmesine ve mahkemenin aksi kanaatte bulunması ihtimaline binaen asgari ücrete göre davacının hak ettiği alacakların hesaplandığı, mahkemece davalı işyerinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığı, davacının yukarıda belirtilen tarihler arasında toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılması gerektiği gerekçesiyle toplu iş sözleşmesine göre yapılan hesaplama doğrultusunda alacakların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalı belediyenin 03.05.2013 ve Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası’nın 12.09.2013 tarihli yazılarından davacının sendika üyesi olmadığı veya dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğine dair yazılı bir kayıt veya belge bulunmadığının belirtilmesi karşısında, sendika üyesi olmadığı anlaşılan davacının toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması imkanı bulunmadığından toplu iş sözleşmesine göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi isabetli görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporundaki, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.