Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/6184 E. 2013/6595 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6184
KARAR NO : 2013/6595
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 145 ada 904 parsel sayılı 70267 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit ve 22.09.2000 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı … 22.09.2010 tarihli dilekçesinde miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmaz içerisindeki beş adet taşınmaz bölümünün tapusunun iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişinin 23.05.2011 tarihli raporunda (C) harfiyle gösterilen 4883,31 metrekare, (D) harfiyle gösterilen 11614, 22 metrekare, (E) harfiyle gösterilen 2678,50 metrekarelik kısmın taşınmazdan ifrazı ile …’nun mirasçıları adına elbirliği halinde mülkiyet şeklinde tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen ve 892 parsel içerisinde kalan kısım ile 6473 parseli içerisinde kalan siyah kalemle taranmış alanın hakkında açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 20 yılı aşkın süre ile ekonomik amaca uygun olarak davacı ve murisi tarafından kullanıldığı, davacının murisinin ölümü ile çocukları arasında yapılan taksimle taşınmazın davacıya düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki mahkemece mahalli bilirkişi beyanları ile yetinilerek hüküm kurulmuştur. Zilyetlik maddi vakalardan olup, tanıkla ispatlanmalıdır, mahalli bilirkişi yalnızca taşınmazın niteliği konusunda dinlenebilir, HMK’nın 31. maddesine göre, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. O halde mahkemece yapılacak iş, tespit tarihinden önceki 20 yılı kapsayacak şekilde stereoskopik çift hava fotoğrafları getirtilip, beşer yıllık periyotlar halinde en eski hava fotoğrafından başlanılmak suretiyle harita mühendisi ya da jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilerek, tespit günü itibariyle taşınmazın hangi bölümlerinin ne kadar süreden beri ve hangi nitelikte kullanıldığının kesin olarak belirlenmesi, mahallinde yapılacak keşifte daha önceki keşifte yer alan dışındaki ziraat mühendislerinden oluşacak üç kişilik ziraatçı bilirkişiden oluşturulacak kuruldan eski
raporlar irdelenmek ve çelişkiler giderilmek suretiyle bilimsel verilere dayalı rapor alınması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK’nın 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davalının hangi tarihte taşınmazın imar-ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü ve hangi tarihte tamamlandığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulmalı, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK’nın 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılık giderilmeli, HMK’nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.