YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1240
KARAR NO : 2010/2763
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 223 ada 3 parsel sayılı 38613.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 27.11.1958 tarih 44 numaralı tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın babası ölü …. adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin payları oranında davacı ve müşterekleri olan …. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz, iskan maliklerinin iskan yerlerini terk etmiş olmaları nedeniyle oluşan tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece, tespitin dayanağını oluşturan tapu kaydı ile tüm oluşum belgeleri, özellikle Hazine tapu kaydının oluşumundan önceki iskanen temlike ilişkin iskan belgeleri ve iskan haritası dosya içine getirtilip yöntemince uygulanmadan karar verildiği gibi, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini belirlemek yönünden ziraatçi bilirkişi raporu alınmadan ve adına tescile karar verilen tüm kişiler ve murisleri yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen miktar sınırlamaları yönünden yöntemince araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için tespit ve Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı ile tüm oluşum belgeleri ve öncesindeki iskan belgeleri ve haritası dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, öncelikle dayanak tapu kaydı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenmiş olduğu şekilde yöntemince mahalline uygulanmalı ve çekişmeli taşınmaza ait olup olmadığı belirlenmelidir. Tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olduğunun belirlenmesi halinde, iskanen ilk tesis tarihine kadar; tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olmadığının belirlenmesi halinde ise kadastro tespit gününe kadar davacı taraf yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemek amacıyla; yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde kaldığı, kim tarafından hangi tarihten beri ne surette kullanıldığı, öncesinin iskan yeri olup olmadığı, iskanen temlik maliklerinin zilyet olup olmadıkları ile olmuşlarsa ne kadar süreyle zilyet oldukları, iskan tapu kaydı mevkisi ile doğu hududunda okuduğu “… …” yerinin neresi olduğu gibi hususlar olaylara dayalı olarak tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğan çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, gerektiğinde çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çektirilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı aynı şekilde keşfe katılacak fen bilirkişisinden de keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren, kayıt uygulaması ile yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilmiş sınırların da işaretlenmiş şekilde ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.