YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25701
KARAR NO : 2013/22356
KARAR TARİHİ : 25.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının Okmeydanı, Kağıthane ve Maslak Plazalar Şubelerinde müdürlük görevini ifa ettiğini, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe göstermeden kanunda belirtilen usul ve prosedürlere uyulmaksızın ve haksız olarak feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; bankanın müfettişleri aracılığıyla gerçekleştirilen Kağıthane Şube ile ilgili 21.08.2009 tarih ve 46 sayılı idari soruşturma neticesinde; davacının şube yönetimi yetki seviyesini aşarak yetkisiz kredi kullandırdığının, yan risk niteliğinde kredi kullandırdığının, bölge ve genel müdürlük yetkisindeki kredilerde tahsis makamını yanıltarak ilave krediler kullandırdığının, genel müdürlük yetkisinde reddolmuş krediyi ileriki bir tarihte şube yetkisinde kullandırdığının, kredi teminatını teşkil eden rehinli araçlara ilişkin usulüne uygun ekspertiz yapmadığının, kredi başvurularında gelir teyidi ve ibraz edilen belgelerinin gerçekliğini kontrol etmediğinin ve yöneticisi bulunduğu satış personelini bu hususlarda yönlendirmediğinin, gizli ve kurum içi kullanım için olan banka dokümanlarında yer alan bilgileri üçüncü kişilerle paylaştığının, görev tanımında belirlenen kriterlere ve banka içi prosedürlerine uygun davranmadığının, bu şekilde bankanın gecikmiş alacak riskini yükselttiğini Disiplin Yönetmeliğinin 12. maddesi gereği iş sözleşmenin tazminatsız feshedildiğini belirterek davanın reddini savnmuştur
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece denetim raporları sonrasında şube müdürü ve personeli hakkında uyarı, ihtar gibi herhangi bir disiplin işleminin yapılmadığı, davacı işçinin yirmiüç yıl gibi uzun süren iş ilişkisinde görev ve sorumluluklarını ihlal ettiğine ilişkin olarak daha önce verilmiş herhangi bir ihtar veya uyarıya da rastlanılmadığı, yürütülen bankacılık işinin niteliği, şube müdürü olarak tanınan yetki ve görevler, aynı işte uzun yıllar süren çalışma süresi, kredi sayısına bağlı olarak davalı banka şubeleri arasında yaşanan rekabet ve iş yoğunluğu, davalı bankanın gerçekleşmiş somut bir zararının bulunmaması, maddi menfaate yönelik herhangi bir tespitin olmaması, İç Denetim Raporları, 21.08.2009 tarihli Soruşturma Raporu ile ekleri, Personel Yönetmeliği, tespit edilen eksiklik ve usulsüzlüklerde iş yoğunluğu ile fazla sayıda kredi tahsis edilmesine ilişkin beklenti ve çalışma şeklinin etkili olması, kastın olmaması, diğer şube personelinin yazılı savunmadaki beyanları, tespit edilen usulsüz ve hatalı işlemlerden şube personelinin de sorumlu olması sebebi ispatlanamayan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Dairemiz 2011/13318 esas- 2012/6094 karar sayılı 30.03.2012 tarihli ilamı ile hukukçu bilirkişiden alınan raporun yetersiz olduğu bankacı bilirkişiden gerekirse yerinde banka kayıtlarını inceleme yetkisi verilmek sureti ile rapor alınarak karar verilmesi gerekçesi ile mahkeme kabul kararı bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece emekli banka müdürü, mali müşavir ve akademisyenden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyet raporunda davacının açmış olduğu kredilerde kesin olarak banka zararına dönüşen tahsil edilememiş kredi bulunmadığı ancak 151 krediden 49 tanesinde prosedürlere aykırı davranıldığı, açılan kredilerde belge noksanlığı, hata tespit, yetki aşımı vb. bankacılık kredilendirme uygulamalarında yer almayan bazı mevzuat dışı işlemlere yer verildiği kredilerin akışkanlığını kaybederek donuk hale gelmesi, taksitlerin ödenmemesi sebebiyle banka takip hesaplarına aktarılmasının olumsuz bir durum olmakla birlikte henüz bankanın kesin bir zararının doğmadığı, davacının 23 yıl gibi azımsanmayacak hizmeti bulunduğu, fesih işleminin ölçülü olmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda kabul kararı verilmiş ise de bankacılık sektöründe güven ve itibarın çok önemli olduğu bilinen bir gerçektir. Banka çalışanlarının da piyasada işverenlerine duyulan güveni veya kazanılmış itibarı olumsuz anlamda sarsıcı ve zarar verici davranışlarda bunmaktan kaçınması gerekir. Davacının gerçekleşen davranışları banka mevzuatına aykırılık teşkil ettiğinden haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmamakla birlikte, işverenden artık iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayandığından, işe iade talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 730,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.