Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21876 E. 2013/22893 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21876
KARAR NO : 2013/22893
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Beltur Turizm Taşımacılık Oto. Gıda Ürün Tem. Hizm. İlt. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla davacının işe iadesine, sekiz ay işe başlatmama tazminatı ve dört ay boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevaplarında, davacının diğer çalışana sataşması sebebiyle yapılan feshin haklı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih geçersiz kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Beltur Turizm Taşımacılık Oto. Gıda Ürün Tem. Hizm. İlt. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden 02.02.2006 tarihinden beri asıl işverenin sayaç sökme, endeks okuma işlerinde şoför olarak alt işverenler nezdinde çalışan davacının iş sözleşmesi, 19.09.2012 tarihli fesih bildrimi ile işyerinde geçimsiz olduğu, diğer çalışan işçiye sataşması gerekçeleri ile haklı sebebe dayanılarak sona erdirilmiştir.
Somut olayda davacının işyerinde şefi konumunda olan Feray Yılmaz’ı tehdit ettiği iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, şikayteçi Feray Yılmaz şikayet ve ifadesinde davacıya kaybolan bir evrakı sorması üzerine tehdit ve hakarete uğradığını iddia ettiği, davacı ise kaybolan evrakla ilgisi olmadığını bildiridiğini, tehdit va hakarette bulunmadığını ifade ettiği olayla ilgili Cumhuriyet Savcılığınca yeterli delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Hem ceza dosyasında hem dava dosyasında şikyetçinin maruz kaldığını iddia ettiiği tehdit ve hakaret iddiası ispatlanamadığından 4857 sayılı İş Kanunun 25.II.d bendinde açıklanan diğer işçiye sataşılması eylemi dosya kapsamı ile ispat edilememiştir. Davacının şahsi işyeri dosyasında 05.04.2011 tarihinde davcıya görevinde düzensiz olduğu, şirket aracını şahsi işlerinde kullandığı gerekeçsi ile ihtar cezası verildiği, 09.08.2012 tarihli bir çalışanın beyanında da; şefin iş dönüşü görüşmek için çağırdığı davacının araçtan işim var diyerek çağrıya uymadığı, işveren tarafından tespit edilen verimsizlik ve uyarılar sebebiyle şefe karşı olumsuz tavır ve davranış içinde olduklarını bildirdiği görülmüştür. Fesih bildiriminde açıkça davacının işyerindeki geçimsizliğine de vurgu yapılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre davacının şefi ile kaybolan bir evrak üzerinden tartışmaya girdiği olayda haklı bir sebep ispat edilememiş ise de davacının diğer zamanlardaki belgelere yansıyan olumsuz tavır ve davranışlarının işin yürütümü ve çalışma düzenini bozucu nitelikte olduğundan, ihtara rağmen bu tür davranışlara devam ettiği anlaşılan işçi ile çalışmaya devam edilmesi işverenden beklenemeyeceğinden geçerli sebebin varlığı ile davanın reddine yerine işe iade kararı verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 31.10.2013 tarihinde karar verildi.