YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6507
KARAR NO : 2013/6580
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda 1593 ada 1 parsel sayılı 590.79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Beykoz Belediye Başkanlığının fiili kullanımında olduğu, üzerindeki muhdesatın Beykoz Belediye Başkanlığına ait bulunduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … Kuran Kursu ve Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği, beyanlar hanesine adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından aynı yer için kadastro mahkemesinde açılan ve feragat nedeniyle reddedilen hükmün görülmekte olan davada kesin hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; temyiz edilmeksizin kesinleşen Beykoz Kadastro Mahkemesinin 01.02.2011 tarih 2010/1255-2011/108 Esas, Karar sayılı ilamında çekişmeli taşınmazda lehine zilyetlik şerhi verilen … ile taşınmazın tespit maliki Hazine davada taraf değildir. 6100 sayılı HMK’nın 303. maddesi hükmüne göre kesin hükümden söz edilebilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Gerek kesin hüküm, gerekse feragat ve kabul gibi davaya son veren taraf işlemleri ancak davanın taraflarını bağlar. Feragatle sonuçlanıp kesinleşen söz konusu davada … ve Hazine taraf olmadığından, kesin hükmün varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda deliller toplanıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.