YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3536
KARAR NO : 2013/5366
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu dava konusu …., Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 24 parsel sayılı 197470,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera olarak sınırlandırılmış ve özel siciline kaydedilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 26.05.2008 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtilen 8015,28 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı ve dahili davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı dayanağı Mayıs 1971 tarih ve 14 numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; keşif sırasında tapu kayıtlarının uygulanması sonucunda keşfi izlemeye ve denetime elverişli teknik bilirkişisi raporu düzenlettirilmemesi nedeni ile yapılan uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için; komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgelerin tesislerinden itibaren tüm tedavülleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında öncelikle davacının dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli ve uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, özellikle “sel deresi” “…, oğlu …, tarlası” ve “yol” yerleri tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenip krokide gösterilmelidir. Taşınmazın tapu kaydının kapsamında kaldığı ispatlanamadığı takdirde davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine de dayandığından tespit tarihinden önceki zilyetlikle edinme zaman dilimine ait farklı zamanlarda çekilmiş en az üç stereoskopik hava fotoğrafı ile bunlardan üretilmiş memleket haritaları ve temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilip dosyasına konmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ve hava fotoğrafının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine bilgisayar ortamında (harita çizim programları kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmeli, hava fotoğrafları kadastro paftası ile çakıştırılıp stereoskop aletiyle incelenerek, çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, arazi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, çekişme konusu yerin mera parselinden ayırıcı unsurları belirlenmeli, bu konuda üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, böylece taşınmazın niteliği ve iktisap evresi bilimsel verilerle saptanmalı, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Kabule göre de; davacıların dayanak tapu kaydının 1/2 pay sahibi … ya da mirasçılarının usulünce açılmış bir davaları ya da davaya müdahaleleri bulunmayıp sadece davacı …’un beyanı ile … mirasçıları adına da tescil hükmü kurulması da isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.