Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5803 E. 2013/6001 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5803
KARAR NO : 2013/6001
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Mahallesi çalışma alanında bulunan 324 ada 2 parsel sayılı 3057,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, çekişmeli taşınmazın kaçak yitik kişilerden devlete kalan yerlerden olduğu ve tapu kaydı bulunduğu iddiası ile dava açarak, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı da ayrı bir tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine temsilcisi, tapu kaydına dayanarak dava açmış, davalı ise ayrı bir tapu kaydına dayanarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece çekişmeli taşınmaz başında yapılan 19.08.2010 tarihli keşif esnasında davacı tarafın taşınmaza uygulanması talebi ile dosyaya sunduğu 3.3.1971 tarih ve 94 sıra numaralı tapu kaydı ile davalı tarafın dayandığı 11.6.1975 tarih ve 21 sıra numaralı tapu kaydı sınırları okunmak sureti ile uygulanmış ancak davalı taraf tapusunun tescil ilamı ile oluştuğu ve davacı tarafın ilam konusu davada taraf olduğu ve tescil haritalarının dava konusu taşınmaza uygulanması gerektiği hususları dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için , davacı ve davalı tarafların dayandığı tapu kayıtları tüm tedavülleri ve varsa ilam ve haritaları getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı ve davalı tarafın dayandığı tapu kaydı 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişi aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın davalı tarafın tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde, bahsi
geçen tapunun Hazine’nin taraf olduğu tescil davası sonucu oluştuğu hususu dikkate alınmalı, dava konusu taşınmazın davalının tapu kaydının kapsamı dışında ve Hazine tapu kaydının kapsamında kalması halinde ise öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı beyanları alınmalı, Hazinenin tapu kaydının dayanağı olan belgeler içerisindeki tutanaklarda bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin hayatta olduklarının anlaşılması halinde, bu kişiler çağrılıp tanık olarak dinlenilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.