Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5800 E. 2013/5998 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5800
KARAR NO : 2013/5998
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Mahallesi çalışma alanında bulunan 156 ada 42 parsel sayılı 3774,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, çekişmeli taşınmazın kaçak yitik kişilerden devlete kalan yerlerden olduğu iddiası ile dava açarak, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine temsilcisi, dava dilekçesine ekli 3.3.1971 tarih ve 27 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydının dayanağı olan harita ve diğer belgeler getirtilmemiş, çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşif esnasında da uygulanmamıştır. Bununla birlikte, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların tutanakları ve dayanakları keşif esnasında mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile denetlenmeksizin fen bilirkişi tarafından uygulanmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve soyut mahalli bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alınarak hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı, tüm tedavülleri ve haritaları getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı, 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişi aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın Hazine tapu kaydının kapsamında kalması halinde öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı beyanları alınmalı, Hazinenin tapu kaydının dayanağı olan belgeler içerisindeki tutanaklarda bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin hayatta olduklarının anlaşılması halinde, bu kişiler çağrılıp tanık olarak dinlenilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların tutanakları ve dayanakları mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.