YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2519
KARAR NO : 2010/3429
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 284 ada 7 parsel sayılı 1.303,73 metrekare ve 281 ada 11 parsel sayılı 12.351,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, 281 ada 11 parsel sayılı taşınmazın annelerinden kendilerine intikal ettiği iddiasına, davacı …, 284 ada 7 parsel sayılı taşınmazın eşinden, 281 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ise babası … …’den kendisine intikal ettiği iddiasına dayanarak yasal süresi içinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davaların reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar irs ilişkilerine dayandıkları halde mahkemece davacıların murisleri ile aralarındaki irsi ilişkisini gösteren nüfus aile kayıt tabloları getirtilmemiş, yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların ilk sahiplerinin kim olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kimler tarafından ne şekilde kullanıldıkları hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmamış, davalının tutunduğu 15.09.1981 tarihli senet zemine uygulanmamış, satıcının kim olduğu, satışın hukuken geçerli olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle davacıların muris ile irs ilişkisini gösterir nüfus aile kayıt tabloları getirtilmeli, bundan sonra yeniden keşif yapılarak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından hangi tarihten beri kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ve ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, davalının tutunduğu 15.09.1981 tarihli senet mahalline uygulanmalı, senette satıcı olan kişinin kim olduğu ve satışın hukuken geçerli bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalı, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde kadastro tespit bilirkişilerinin de tanık sıfatıyla dinlenilmelerinin zorunlu olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı … vekili ile davacılar … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.