YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23495
KARAR NO : 2013/22104
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve maaş alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01.11.1996 – 15.12.2003 tarihleri arasında işletmeler ve aktiviteler direktörü olarak çalıştığını iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, son ücretinin brüt 3.600,00 TL olduğunu, haftada altı gün saat 09:00-18:00 arası çalıştığını belirterek tazminat ve işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davalı şirketin Türkiye İş Bankası A. Ş.’nin iştirak şirketleri olduğunu, İş Bankası müfettişlerinin yaptığı teftiş raporunda davacı işçinin ihmal ve kastları sonucu davalı şirkete zarar uğrattığının ve haksız kazanç elde ettiğini belirlendiğinden ondört işçi ile birlikte iş akitlerinin feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamı usul ve kanuna uygun bulunduğundan uyulmasına karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde işletmeler ve aktiviteler direktörü olarak çalışan davacının işyeri ile iş yapan bazı müşterilerden maddi menfaat sağladığı bu sebeple iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı, banka hesabına yatırılan paraların kaynağını inandırıcı şekilde açıklayamamıştır. Söz konusu iddiaları müşterilerin yazılı beyanları, banka hesap hareketleri ve davacının kaçamaklı beyanları doğrulamaktadır. Davacının bu eylemi doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığından işverenin feshinin haklı fesih olarak kabul edilmesi gerekir. Bu sebeple davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği kabul edilecek kıdem, ihbar tazminatının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.