YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26874
KARAR NO : 2013/20963
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 30.02.2003- 23.02.2006 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını, hak kazandığı ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında iş sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiği, fazla çalışma iddiasının tanık beyanları ile ispatlandığı, davacının hak kazandığı ücretlerin tamamının ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı süresi içerisinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçi ücretlerinin ödenmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka
kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası ” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Somut olayda; davacı tüm çalışma dönemi boyunca hak kazandığı ücret alacağına ilişkin yapılan ödemelerin eksik olduğunu ileri sürmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının banka hesabına işverence yapılan ödeme miktarları hak kazandığı ücret alacağından mahsup edilerek hesaplama yapılmıştır . Davalı işveren ise, işçinin el yazısı ile düzenlediğini ileri sürdüğü ve şirket sahibine hitaben yazılan mektuba ekli 2 adet liste ile bir adet avans belgesinde davacının banka hesabı dışında kendisine elden yapılan ücret ödemelerine ilişkin beyanda bulunduğunu savunmuştur. İbraz edilen bu belgeler, davacının imzasını içermediklerinden ödeme belgesi niteliğinde kabul edilmemişlerse de; öncelikle davacı isticvap edilerek ilgili belgelerde belirtilen miktarların kendisine elden yapılan ücret ödemelerine ilişkin olup olmadıkları belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.