YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26407
KARAR NO : 2013/22033
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini ücret alacaklarının eksik ödenmesi, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemesi sebepleriyle haklı olarak feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, aylık ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle işyerinden ayrıldığını, hak kazanıp da ödenmemiş işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 30.06.2011 tarihli kararla, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 06.10.2011 tarihli kararıyla, davalının 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’na tabi esnaf sayılıp sayılmayacağının, taraflar arasındaki ilişkiye İş Kanunu’nun uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerekliliğiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasına karar verilen Mahkemece, 13.09.2012 tarihli kararla yazılı gerekçeyle görevsizliğe karar verilmiştir. Anılan karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 15.01.2013 tarihli kararıyla, davalıya ait işyerinde, davalının da nazara alınarak çalışan sayısının dört kişi olduğu, işyerinin üç kişiden fazla çalışılan dönemler açısından esnaf işyeri niteliği taşımadığı anlaşılmakla, bu dönemler açısından davanın esasının incelenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyan Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması noktalarında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda, Mahkemenin bozma öncesi verilen 30.06.2011 tarih 2011/451 esas 2011/446 karar sayılı kararına esas alınan 20.04.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının haftalık onbeş saat fazla çalışma yaptığı, dini bayramlar dışındaki ulusal bayram ve genel tatillerinde çalıştığı, haftanın bir günü ise hafta tatili izni kullandığı kabul edilerek, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatili ücreti alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece de, 30.06.2011 tarihli nihai kararla, hafta tatili ücreti talebinin reddine, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden 1/3 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmasıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan kararı davacı vekili temyiz etmemiştir. Davanın geçirdiği safahat sonrası, Mahkemece verilen, iş bu temyiz incelemesine konu 24.06.2013 tarih ve 2013/153 esas 2013/372 karar sayılı kararına esas alınan 18.06.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, davacının haftalık onsekiz saat fazla çalışma yaptığı, tüm hafta tatillerinde çalıştığı, dini bayramların birinci günü haricindeki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatili alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece ise, anılan alacaklar 1/3 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmasıyla taleple de bağlı kalınarak hüküm altına alınmıştır.
Öncelikle, yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, Mahkemenin bozma öncesinde verilen 30.06.2011 tarihli, hafta tatili ücreti talebinin reddine ilişkin karar davacı vekilince temyiz edilmediğinden, Mahkemenin şimdiki kararında hafta tatili ücretine hükmedilmesi usulü kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmekte olup, hatalıdır. Anılan sebeple, dava dilekçesinde hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı toplamı olarak talep edilen 200,00 TL’lik meblağın her bir alacak kalemi için ayrı ayrı açıklanması davacı vekilinden istenilmeli, hafta tatili ücretine yönelik talebinin reddine karar verilmelidir.
Yine, davacının haftalık onbeş saat fazla çalışma yaptığı ve dini bayramlar dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaba göre alacakların hüküm altına alındığı Mahkemenin 30.06.2011 tarihli kararı, davacı vekilince temyiz edilmediğinden, Mahkemenin şimdiki kararında haftalık onsekiz saat fazla çalışma yapıldığının ve dini bayramların birinci günü haricindeki tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının kabul edilmesi usulü kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmekte olup, hatalıdır. Anılan sebeple, davacının çalışma süresinde, işyerinin üç kişiden fazla çalışılan dönemleri olan 01.07.2001-31.12.2003 tarihleri arası için, usulü kazanılmış hak ilkesi nazara alınarak, davacının haftalık onbeş saat fazla çalışma yaptığı, dini bayramlar dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanmalı, uygulanacak 1/3 oranında hakkaniyet indirimiyle, taleple de bağlı kalınarak hüküm altına alınmalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.