Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9319 E. 2011/3861 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9319
KARAR NO : 2011/3861
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Taahhüdü ihlal eyleminden sanık …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince bir ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, Lüleburgaz İcra Ceza Mahkemesinin 17/02/2010 tarih ve 2009/470 esas, 2010/93 sayılı kararına karşı sanık vekilinin itirazının reddine dair, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 12/05/2010 tarih ve 2010/425 değişik … sayılı kararını müteakip, sanığın itirazının kabulüne, Lüleburgaz İcra Ceza Mahkemesinin ve Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararlarının kaldırılmasına ilişkin, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 14/07/2010 tarihli ve 2010/732 değişik … sayılı kararlarını kapsayan dosya aleyhine … Bakanlığından verilen 20.11.2010 gün ve 69004 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 03.12.2010 gün ve 2010/295780 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede,
Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 14/07/2010 tarih ve 2010/732 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/4. maddesinde yer alan, “Merciin, itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.”, şeklindeki düzenleme karşısında, mercii Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 12/05/2010 tarihli ve 2010/425 değişik … sayılı kararını takiben, sanık tarafından yapılan itirazın, anılan kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi,
Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 12/05/2010 tarihli ve 2010/425 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesinde yer alan, “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, adı geçenin üç aya kadar tazyik hapsine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde verilen karara itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi,
İsabetsiz olduğundan anılan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulmaları gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2010 tarih ve 2010/732 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 5.maddesi ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 353.maddesinin birinci fıkrasında, “İcra Mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin
hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir…. itiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.” şeklindeki düzenleme karşısında Lüleburgaz İcra Mahkemesinin 17.02.2010 tarih ve 2009/470 esas 2010/93 sayılı kararına karşı sanık vekilinin itirazının reddine ilişkin mercii Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2010 tarih ve 2010/425 değişik … sayılı kararı kesin olduğu gözetilmeden, sanık tarafından anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar hukuken geçersiz bulunduğundan, kanun yararına bozma yoluyla inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2010 tarih ve 2010/425 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
Borçlunun üzerine atılı bulunan ödeme şartını ihlal suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 340.maddesinde “…borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” şeklinde yaptırıma bağlanmıştır.
Ceza Genel Kurulunun 25.04.2006 gün 2006/123-127 sayılı kararında da işaret edildiği gibi, tazyik ve disiplin hapsi kararları 5271 sayılı CMK’nun 223.maddesi anlamında bir (mahkumiyet) hüküm niteliği taşımamaktadır. Tazyik hapsi 5271 sayılı CMK’nun 2.maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verildiğinin belirtildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı düzenlendiğine göre, belli bir süreye kadar disiplin veya tazyik hapsine karar verilmesi 5271 sayılı CMK’nun 232/6.maddesine aykırılık teşkil etmeyecektir.
Borçlunun üzerine atılı suçun yaptırımı İİK’nun 340.maddesinde üç aya kadar tazyik hapsi ile yaptırıma bağlandığı gözetilmeden bir ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir. Ancak, yeni kurulacak hükümde, yerel mahkemece tayin olunan cezadaki “bir ay”lık sürenin aşılmaması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının;
a-) Hukuken geçersiz olan Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2010 tarih ve 2010/732 değişik … sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
b-) Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2010 tarih ve 2010/425 değişik … sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma kararı üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
Ödeme şartını ihlal suçundan borçlu …’in İİK’nun 340.maddesi uyarınca bir aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.