YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4681
KARAR NO : 2011/9011
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih için geçerli bir nedenin kanıtlanmadığı, feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanun’un 18, 19, 20 ve 21. madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre, davacının 27/06/2005-17/09/2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde ustabaşı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 17.09.2009 tarihli fesih bildirimi ile, “4857 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre bildirimsiz ve tazminatsız olarak haklı nedenle feshedildiği,” 15.09.2009 tarihinde davacının üstü olan yetkili kişi üretim planlaması yapıyorken davalı işyerinde ustabaşı olarak çalışan davacıdan gelmeyen personel olup olmadığını sorduğu, davacının bütün personelin geldiğini söylediği, yaklaşık 1-1,5 saat sonra bir personelin gelerek, yetkiliye 1-1,5 saat geç geldiğini söylediği,bunun üzerine yetkilinin davacıdan bu durumu sorduğu, davacının haberi olmadığını söylediği, bu olaya tutulan 15.09.2009 tarihli tutanakta, davacının gelen-gelmeyen personel hakkında (gelmeyen personel olduğu halde herkesin burada olduğunu beyan ederek) işyeri yetkilisine yanlış bilgi verdiğinin belirtildiği, davacının savunmasında, işe giriş saatinin 8.00′ den geç olması nedeniyle gelen personelin dikkatinden kaçtığını beyan ettiği, davacının 01.09.2009 tarihinde Kristal İş Sendikasına üye olduğu, Sendikanın 02/09/2009 tarihinde davalı işyerinde TİS yapmak için başvuruda bulunduğu, 11/09/2009 tarihli Bakanlık yazısı ile sendikanın davalı işyerinde yasal çoğunluğu sağladığının, 102 işçiden 62′ sinin sendikalı olduğu tesbit edilerek %60.78 çoğunluk tesbitinin yapıldığı, Kristal İş Sendikasınca davalı işyerinde çalışan 76 sendikalı işçinin sendikadan istifa ettiğinin, Bölge Çalışma Müdürlüğünce davalı işyerinde çalışan 88 sendikalı işçinin sendikadan istifa ettiğinin bildirildiği,davacı tanıklarının işyerinde sendikalı işçi kalmadığını beyan ettikleri, bir kısım davalı işveren işçilerinin işyerinde bazı yöneticilerin sendika üyesi oldukları nedeniyle kendilerine baskı yapıldığı nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulundukları, 2009/29595 sayılı soruşturma dosyasının sonucunun belli olmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetli ise de, feshin sendikal nedene dayandığı hususu davacı tarafından ispatlanmadığı halde feshin sendikal nedene dayandığı belirtilerek işe başlatma tazminatının buna göre belirlenmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 205,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 30.12.2011 tarihinde karar verildi.