YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1879
KARAR NO : 2022/4193
KARAR TARİHİ : 30.05.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul (kapatılan) 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/256 Esas – 2008/339 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından 16.03.2007 – 04.09.2008 tarihleri arasında 538 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan beraatine, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin, hükümlülük süresinden fazla olduğu nedenine dayanarak 80.000,00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, CMK’nın 142/1. maddesinde “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir” hükmü karşısında davanın 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesi ile davanın redddine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizce UYAP üzerinden yapılan incelemede davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27.10.2010 tarih 2010/38765 Esas – 2010/23049 Karar numaralı ilamı ile diğer sanıklar hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve bozmanın temyiz etmeyen davacıya 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesi uyarınca sirayet ettirildiği görülmekle, ilgili ceza dava dosyasının akıbetinin araştırılarak, sonucuna göre davacının hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.