Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8536 E. 2010/10564 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8536
KARAR NO : 2010/10564
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’a 10.03.2000 tarihli gayrimenkul satış vaadi Sözleşmesi ile sahibi bulunduğu taşınmazının 1/2 hissesini sattığını, taşınmazın Belediye imar planı dışında mücavir alan sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın hisse satışının mümkün olmadığını, sözleşmenin bu nedenlerle geçerli olmadığını ileri sürerek geçerli olmayan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiştir.
Davalı, davanın hükmen tescil davasını geciktirmeye matuf olduğunu, sözleşmenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin bu davadan önce … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/575 esas sayılı dosyası ile 12.11.2001 tarihinde taraflardan davalı … tarafından davacı … Orcan aleyhine satış vaadi sözleşmesine dayanarak fereğa icbar ve tescil davası açılmıştır. Davacı … bu dosyaya verdiği cevap dilekçelerin de de bu dosyada ileri sürdüğü iddiaları aynen tekrarlayarak hisseli satışın mümkün olmadığından sözleşmenin geçersizliğini öne sürmüştür. Satıs vaadi sözleşmesinin iptali için açılan davada dayanılan hususlar daha önce tescil davasında da savunma olarak ileri surülmüştür. Olayda dayanılan hususların o davada mahkemece incelenmesi ve karara bağlanması mümkün olduğundan ayrı bir iptal davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Davada hukuki yarar dava şartlarından olduğundan, mahkemece re’sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bu itibarla, açılan satış vaadinin iptali davasının hukuki yarar ve dava şartının bulunmaması nedenleriyle işin esasına girilmeden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde red karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.