YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15752
KARAR NO : 2013/4286
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, bayram tatili ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 17.11.2007-02.07.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, aylık brüt 964,00 TL ücret aldığını, davacının bir hafta 09:00-19:00 arası diğer hafta 12:30-22:30 arası çalıştığını, haftada bir gün izin kullandığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, davacının haksız yere iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, bayram tatili alacağı, yıllık izin alacağı ve hafta tatili alacağının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 17.11.2007-02.07.2009 tarihleri arasında çalıştığını, davacının müşteriye açık alanda … isimli başka personele onur kırıcı sözler sarfettiğini, davacının olayla ilgili alınan savunmasında personele hakaret ettiğini ikrar ettiğini, bu sebeple davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, davacının ondört günlük yıllık izninin yedi gününü kullandığını geri kalanının kendisine ödendiğini, davacının günde dokuz saat çalıştığını, haftada iki gün izin kullandığını, davacıya milli ve dini bayramlardaki çalışmalarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar sözkonusu sözler ve bu sözlerin müşteriye açık alanda amiri konumundaki şahısa söylenmesinin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. – d. maddesi anlamında işverenin başka işçisine sataşma şeklinde görülebilir ise de olayın davacı ile diğer şahıs arasındaki bir anlaşmazlıktan kaynaklandığı, davacının davalıya bu şekilde konuşmasının davacı tanıklarının beyanına göre kendi aralarında bu tür konuşmaların olduğu, davacının bu davranışı sebebiyle başka şekillerde yaptırıma tabi tutulabilecek iken feshin son çare olması ilkesi dikkate alınmayarak iş sözleşmesinin feshedildiği, bu haliyle olay ile verilen ceza arasında orantısızlık bulunduğu, iş sözleşmesinin haksız feshedilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 sayılı Kanun’un 25/II-d. maddesinde, d-“İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.” halinde iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin işyerinde çalışan bir personele hakaret etmesi sebebiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Feshe konu olaya ilişkin davacının savunmasının alındığı, savunmasında işyerinde çalışan personeline “salak mısın sen” dediğini belirttiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre davacının işyerinde çalışan bir başka işçiye sataştığı sabit olduğu anlaşıldığından feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerekir.
3-Dosya içerisinde bulunan ücret bordrolarının bazı aylarında ulusal bayram ve genel tatil alacağının tahakkuk etmiş olduğu, yine dosya içerisinde bulunan hesap ekstrelerinde bu aylara ait ücretlerin ödendiğinin anlaşılmasına göre işverence yapılan ödemeler dikkate alınmadan hesaplama yapılması hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.