Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9387 E. 2012/15292 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9387
KARAR NO : 2012/15292
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1- Haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK’nın 53, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme,
2- İzinsiz kazı yapma suçundan; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında bulunan, Akşehir Sulh Ceza Mahkemesi’nin 10/06/2004 tarih, 2004/56 esas, 2004/357 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğunun ve hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçundan sanık hakkında tayin edilen cezanın uzun süreli hapis cezası olması karşısında ve 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca ancak kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde aynı Kanun 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğine göre, tebliğnamede, bu suç yönünden hapis cezası ertelenen sanık hakkında belli haklardan yoksun bırakılma kararı verilmesi nedeni ile bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, beraati yerine mahkumiyetine karar verildiğine, lehine takdiri indirim maddesinin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Dava konusu taşınmaz üzerinde arkeolog ve üniversitelerin sanat tarihi bölümlerinde görevli öğretim üyelerinin de yer aldığı tarafsız bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılarak sanık tarafından kazılan yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında sit alanı olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre, izinsiz kazı yapmak suçundan belirlenen cezada 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi,
2) Sanık hakkında haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurulurken sabıkalı geçmişi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin
uygulanmamasına karar verildiği halde, “sanığın sabıkasız geçmişi ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanat oluştuğu” gerekçeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilerek gerekçeler arasında çelişkiye neden olunması,
3) Haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçu yönünden tesis edilen hükümde 5237 sayılı TCK’nın 53/2. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1. maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluklarının mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen ve yargılamaya konu edildiği anlaşılan adli emanetin 2008/267 sırasında kayıtlı bir adet 153968 seri no’lu, üzerinde LG ibaresi ve Rusça yazılar bulunan, ahşap saplı, beşli diye tabir edilen toplu tabanca ile bir adet üzerinde seri numarası bulunmayan, el yapımı, ahşap dipçikli, ağızdan dolma, çakmaklı, tek horozlu tüfeğin 11/09/2008 tarihli bilirkişi raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunan etnoğrafik nitelikte eserler olduğunun tespit edilmesi karşısında, bu iki eserin de müzeye teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “suçla ilgili bulunmadığı ve bu eşyalar ile ilgili talepte bulunulmadığı” şeklinde yerinde görülmeyen gerekçe ile eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.