Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9870 E. 2010/18009 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9870
KARAR NO : 2010/18009
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, dava dışı … …’a ait taşınmazın satın alınması konusunda anlaşarak davalıya 10.000 TL Kaparo ödediğini ancak taşınmazın başkasına satıldığını ödediği kaporanın tahsili için başlattığı icra takibine de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taşınmazı kayınpederi adına sattığını, pasif dava ehliyetinin olmadığını, para da almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dışı … …’a ait aşınmazı onu temsilen damadı olan davalıdan satın alarak 10.000 TL Kaparo verdiği halde, taşınmazın üçüncü kişiye satışı nedeniyle ödediği kaporanın tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı husumet itirazında bulunmuştur. Dava dışı … …’a ait taşınmaz 21.3.2008 tarihli … alım satım sözleşmesi başlıklı sözleşme ile davacıya satılarak 10.000 TL kapora alındığı belirtilmiş,sözleşme davacı ,emlakçı ve … … adına ibaresi ile davalı tarafından imzalanmıştır. Dosyada tanık olarak dinlenen … … davalının damadı olduğunu ve taşınmazını satmaya yetki verdiğini ancak davacının almaktan vazgeçtiğini bildirerek davalının imzaladığı satış sözleşmesine icazet vermiştir. Taraflar arasında vekaleten imzalanan taşınmaz satım sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir.(BK nun 213,Tapu Kanunu 26. maddesi,Noterlik Kanunu 60.maddesi,MK.634.maddesi)Geçersiz 2010/9870-18009
sözleşme ile taraflar biribirlerinden aldıklarını iade ile yükümlüdürler. Davacı geçersiz sözleşmeye dayanarak verdiği kaporanın tahsilini talip etmekte haklıdır. Ancak davalı, dava dışı kayınpederine ait taşınmazı onun adına temsilen sattığı sözleşme ve dosya kapsamından anlaşıldığından, davanın, müvekkili nam ve hesabına sözleşme imzalayan davalıya karşı değil kendi nam ve hesabına akdi ilişki kurulan dava dışı … …’a karşı açılması gerekirken yazılı şekilde vekile karşı açılan davaya bakılarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.