YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5551
KARAR NO : 2010/5940
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesine dayalı itirazın iptâli istemine ilişkindir. Davalı, borçlu olmadıklarını savunmuş, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekili, takip dayanağı faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini, kaldı ki faturalara konu alacağa ilişkin işin de davacı tarafından yerine getirilmediğini belirterek delil olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarına dayanmıştır. Davacı da, faturaların her iki tarafın defterine kayıtlı olduğunun taraf defterleri incelendiğinde görüleceğini bildirmiştir. Mahkemece, davalının defterleri üzerinde inceleme yapılması için adresine talimat yazılmış, adresten ayrıldığı gerekçesiyle bila tebliğ iade olunca davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan dava sonuçlandırılmıştır.
Tebligat Yasası’nın 11. maddesi ve ekli Tüzüğün 15. maddesi uyarınca, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Dava dilekçesi davalı adına vekiline tebliğ edildiği gibi yargılama aşamasında da dava vekil vasıtasıyla takip edilmiştir. Bu durumda defterlerin ibrazı için davalı adına çıkarılacak meşruhatlı davetiyenin davalı vekili Avukat …’un adresine çıkarılmak suretiyle talimat yazılması gerektiğinden asılın adresine tebligatla hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuştur. O halde mahkemece yapılması gereken iş, davalı vekiline defterlerin ibrazı için meşruhatlı davetiyeyi vekilin adresine çıkartmak, ibraz edildiğinde davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak, faturalar deftere kayıtlı ise işlemiş faizle ilgili olarak davalının usulen temerrüde düşürülüp düşürülmediği de incelenerek sonucuna uygun hüküm kurmak, aksi durumda davacının faturaya konu işlerin yapılarak teslim edildiğine ilişkin delillerini incelemek, ifanın kanıtlanması halinde BK’nın 366. maddesi uyarınca bedelini bilirkişiye hesaplattırıp sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile ve asıla ilişkin işlem sözkonusu olmadığı halde asıla gönderilen tebligatla sonuca varılması doğru olmadığından karar, bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.