YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12199
KARAR NO : 2010/2381
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davalı şirket avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı-karşı davalı, davalı şirketin … Şubesinden ev mobilyası alımı hususunda davalı şirket yetkilisi İlknur Namlısaraç ile anlaştığını,avans olarak 10.000YTL’yi İlknur’un talebi üzerine o tarihte şirkette çalışan diğer davalı …’e banka yoluyla havale ettiğini, mobilya alışverişinin gerçekleşmemesi üzerine ödediği parayı geri istediğini,iade edilmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000YTL alacağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini dilemiş, davalı-karşı davacı şirket, aleyhine açılan davanın reddini dileyerek karşı davasında, davacı-karşı davalı ile,evine ilişkin olarak mimari proje çizilmesi konusunda anlaştıklarını, 6.500YTL proje bedeli, 1.500YTL işçilik bedeli olmak üzere toplam 8.000YTL alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, 8.000YTL’nin faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece asıl davada davalı … aleyhine açılan davanın reddine,davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne,karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı şirket arasındaki mobilya alım-satımı ilişkisinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece …’de ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, ayrı bir tüketici mahkemesinin bulunmaması halinde ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı-karşı davacı şirketin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince davalı-karşı davacı şirketin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.