Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/1264 E. 2013/5774 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1264
KARAR NO : 2013/5774
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 133, 385, 389, 455, 463, 464; 105 ada 14, 130, 133, 135, 304 ; 106 ada 26, 28, 52, 67, 113; 108 ada 7, 56; 110 ada 28, 39, 62, 65, 66, 67, 126; 115 ada 13, 48, 370, 477; 117 ada 91; 120 ada 38; 121 ada 38; 122 ada 77, 79, 80, 82; 124 ada 186, 201, 203, 206, 208, 212, 284, 288, 292, 305; 125 ada 166, 403; 126 ada 8, 10; 131 ada 267; 134 ada 32; 137 ada 75; 146 ada 9; 173 ada 18, 38 parsel sayılı sırasıyla 4233, 4000, 1875, 5500, 4600, 3000, 6800, 8700, 4200, 5600, 11900; 3900, 6300, 2700, 8300, 5600; 12800, 7500; 12533, 3400, 8300, 4000, 4800, 5333, 3378; 4300, 7500, 8900, 2700, 9300, 28500, 6100, 14500, 4500, 6900, 5700, 4238, 4600, 3500, 7900, 13100, 6000, 1402, 6800, 15700, 12000, 3700, 1750, 841, 1166, 10600, 1641, 3000, 1594, 738.39, 739.27 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu parsellerin … mirasçıları adına veraset ilamına göre payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve taşınmazlar davacı tarafın dayandığı sabit sınırlı vergi kayıtları kapsamında kalıp, zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleştiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan dava konusu 101 ada 133; 115 ada 13; 124 ada 186, 305; 126 ada 8, 10; 134 ada 32 ;146 ada 9; 173 ada 18 ve 38 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 117 ada 91 sayılı parsel yönünden; Mahkemece taşınmazın 1962 yılından sonra sürülerek tarla haline getirildiği ve davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. 1962 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında taşınmaz kısmen taşlık, kısmen hali olarak bırakılmıştır. Taşınmazın etrafı 117 ada 109 sayılı, otlak yeri vasfıyla orta malı olarak tespit edilip kesinleşen parsel ile çevrili bulunmaktadır. Ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarımsal faaliyete uygun olmayıp, ham toprak vasfında olduğunu belirtmiştir. Keşifte tanık ve bilirkişilerce taşınmazın …’a mirasen intikal ettiği, ölene dek onun ekip biçtiği, taşınmazın meradan açma olup olmadığının bilinmediği beyan edilmiş, Mahkemenin keşif tutanağına aktarılan gözleminde ise taşınmazın mera niteliğindeki taşınmaz ile çevrili olup, çok uzun zamandır ekilmediği,
yabani otlarla kaplı olduğu belirtilmiştir. Davacı … tespit tarihi olan 1991 yılından sonra 1998 yılında ölü olup ölene dek kullanıp kullanmadığı, sınırında bulunan meradan açılıp açılmadığı yöntemince araştırılmamış, meraya ilişin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyden dinlenmesi gerektiği halde aynı köyden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmiş, zilyetlik beyanları ile teknik bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız, taşınmazı iyi bilen kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, sağ olan belirtmelik bilirkişileri, fen bilirkişi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne zamandan beri ne suretle kullandığı, sınırında bulunan mera parselinden açma olup olmadığı, mera ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususları sorulup saptanmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, eğimi, sınırındaki mera parseli ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mera parselinin devamı niteliğinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın fotoğrafları çektirilerek teknik bilirkişi raporuna eklenmeli, taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera olduğunun anlaşılması halinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
3-Dava konusu 106 ada 67 sayılı parsel yönünden; Mahkemece 4753 sayılı kanun ile oluşan Hazine tapusunun tesisinden geriye davacı …’ın 20 yılı aşkın süre ile zilyetliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. 1962 yılında yapılan Toprak Tevzi çalışmaları sonucunda Hazine adına oluşan 02.05.1962 tarih ve 28 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı belirtmelik tutanağında taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazi ile orta malı arazilerden sökülerek tarla haline getirildiği belirtilmiş, taşınmaza komşu 106 ada 66, 68 ve 69 sayılı parsellere uygulanan vergi kayıtları mera hudutlu olduğundan kayıt miktar fazlasının meradan kazanıldığı kabul edilerek miktar fazlası Hazineye hisse verilmek suretiyle hükmen kesinleşmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan soyut nitelikte ve hükme yeterli bulunmayan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın belli bir kısmının taşlık kayalık olduğu, yarısında tarım ürünü hasadı yapıldığı, tarım arazisi olduğu belirtilmiştir. Keşifte taşınmazın…’a babasında kaldığı, öncesinin çayırlık olduğu beyan edilmiştir. Taşınmazın öncesinin ne olduğu, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı yönünde yapılan araştırma yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz başında komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, sağ belirtmelik bilirkişileri, fen bilirkişi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler, tanıklar ve belirtmelik bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, meradan kazanılıp kazanılmadığı, kimin tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı hususları sorulup saptanmalı, komşu parsellerin dayanağını teşkil eden vergi kayıtları uygulanarak, taşınmaz yönünü ne olarak okudukları denetlenmeli, kadastro tespitleri hükmen kesinleşen komşu taşınmazlarla ilgili dava dosyaları getirtilerek bu dosyalardaki deliller ve mahkeme kararları nazara alınmalı, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği, toprak yapısı, eğimi, komşu parsellere göre gösterdiği özellikler ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını belirtir ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
4-106 ada 52 sayılı parsel yönünden; Mahkemece; 4753 sayılı yasa ile 1962 yılında oluşan tapu kaydının tesisinden geriye doğru 20 yılı aşkın davacının zilyetliğinde bulunduğu, Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46/1. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Hazine adına 4753 sayılı Yasa ile oluşan 02.05.1962 tarih ve 43 sıra numaralı tapu kaydının dayanağını oluşturan belirtmelik tutanağında taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazi ile orta malı arazilerden sökülerek yakın zamanda tarla haline getirildiği belirtilmiştir. Taşınmazın güney sınırında bulunan 106 ada 243 sayılı parsel mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilip kesinleşmiştir. Taşınmaza komşu 106 ada 51 ve 53 sayılı parsellere uygulanan vergi kayıtları mera hudutlu bulunduğundan miktar fazlasının meradan kazanıldığı kabul edilerek miktar fazlası Hazine’ye hisse verilmek suretiyle hükmen kesinleşmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ve kendi içinde çelişkili bulunan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarım yapılmasını kısıtlayıcı faktörlerin bulunmadığı, düzenli olarak ekilip biçilen tarım alanı olmadığı belirtilmiştir. Keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar davacı …’ın taşınmaz çayırlıktan tarlaya çevirdiği ve ölene dek ekip biçtiği, halen tarla olduğu beyan edilmiş, belirtmelik bilirkişisi…ise…’ın çayırlıktan tarla haline getirdiğini, 2-3 yıl işleyip, tarla olmaya elverişli olmadığından bıraktığını beyan etmiş olduğu halde, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmemiş, yöntemince mera araştırması yapılmamış, yerel bilirkişi ve tanık aynı köyden seçilerek dinlenmiş, yeterli olmayan ziraat bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız ve taşınmazı iyi bilen kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemce gösterilecek tanıklar, sağ olan belirtmelik bilirkişileri, fen ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, yerel bilirkişiler, tanıklar ve belirtmelik bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimin tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmaz komşu 243 sayılı mera parselinin devamı olup olmadığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, komşu parsellerin dayanağını oluşturan vergi kayıtları uygulanarak taşınmaz yönünü ne okuduğu belirlenmeli, komşu 106 ada 51 ve 53 sayılı parsellerin hükmen kesinleştiği ve miktar fazlasının meradan kazanıldığının kabul edilerek Hazine ve şahıs adına tescil edildiği göz önünde bulundurulmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, eğimi, sınırındaki meranın devamı netiliğinde olup olmadığı, mera ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile 106 ada 52 sayılı parsel yönünden hükmün BOZULMASINA,
5-101 ada 463 ve 464 sayılı parseller ile 105 ada 304 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, taşınmazların 4753 sayılı Yasa ile oluşan Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar 20 yılı aşkın süre ile davacı …’ın zilyetliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Hazine adına 4753 sayılı Yasa ile oluşup 108 ada 463 ve 464 sayılı parsellere uygulanan 02.05.1962 tarihli 30 sıra numaralı tapu kaydının ve 105 ada 304 sayılı parsele revizyon gören aynı tarih 62 sıra numaralı tapu kaydının dayanaklarını oluşturan belirtmelik tutanaklarında, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazi ile orta malı arazilerden sökülerek tarla haline getirildiği belirtilmiştir. 463 ve 464 parsel sayılı taşınmazların etrafı 101 ada 538 sayılı, otlak yeri vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılarak kesinleşen parsel ile; 105 ada 304 sayılı taşınmazın etrafı ise aynı ada 300 sayılı mera parseli ile çevrili bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamıştır.
Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında komşu köylerde ikamet eden, yaşlı, tarafsız ve taşınmazları iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, sağ olan belirtmelik bilirkişileri, fen ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler, tanıklar ve belirtmelik bilirkişilerinden taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimin tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, sınırlarındaki mera vasıflı taşınmazların devamı niteliğinde olup olmadıkları mera ile arada doğal ya da yapay ayırıcı sınır bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısı, niteliği, eğimi, komşu otlak yeri parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, meranın devamı niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazların fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, taşınmazların öncesinin mera vasfında orta malı olduğunun anlaşılması halinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller bilikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
6- Dava konusu 101 ada 389, 385, 455; 105 ada 14, 130, 133, 135; 106 ada 26, 28, 113; 108 ada 7, 56; 110 ada 28, 39, 62, 65, 66, 67, 126; 115 ada 48, 370, 477; 120 ada 38; 121 ada 38; 122 ada 77, 79, 80, 82; 124 ada 201, 203, 206, 208, 212, 284, 288, 292; 125 ada 166, 403; 131 ada 267; 137 ada 75 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına 115 ada 477, 122 ada 80, 124 ada 208, 212 ve 284 sayılı parseller hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde, diğer parseller hakkında aynı kanunun 14 ve 46/1. maddesinde öngörülen diğer edinme koşullarının gerçekleştiği belirlendiğine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak tespit tarihi itibariyle bir kimse 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca kayıt ve belgeye dayanılmaksızın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle aynı çalışma alanı içinde en çok sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönüm miktarında taşınmaz edinebilir. Dava konusu edilen, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olarak aktarılarak hakkında hüküm kurulan tüm parsellerin toplam yüzölçümü 349.161,66 metrekare olup, sabit hudutlu vergi kaydı kapsamında kaldığı kabul edilen 101 ada 133; 115 ada 13; 124 ada 186, 305; 126 ada 8, 10; 134 ada 32; 146 ada 9; 173 ada 18 ve 38 sayılı parsellerin toplam yüzölçümü ise 31.490,66 metrekaredir. Buna göre bu parseller dışında kalan diğer dava konusu parsellerin yüzölçümü 317671 metrekaredir. Taşınmazların kuru arazi niteliğinde oldukları göz önüne alındığında davacı … mirasçıları adına ancak toplam 100 dönüm taşınmaz tescil edilebileceği halde, kanunda öngörülen sınırlandırma nazara alınmayarak 100 dönümden fazla taşınmazın davacı taraf adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca davacı … mirasçılarına, yukarıdaki bentlerde yer alan bozma sebepleri nedeniyle zilyetlik yönünden araştırma yapılacak tüm parsellerle, bu bentte parsel numarası yazılı olan parsellerden tercih hakkı kullandırılarak dava konusu parsellerden buna göre belirlenecek 100 dönüm miktarındaki taşınmazın davacı … mirasçıları adına, kalan taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken belgesiz zilyetlik yolu ile 100 dönümden fazla taşınmazın davacı taraf adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davaya konu edilen parsel 105 ada 135 olduğu halde maddi hata sonucu dava konusu olmayan 106 ada 135 sayılı parsel hakkında tescil hükmü kurulması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 28.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.