Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12893 E. 2010/5330 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12893
KARAR NO : 2010/5330
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murislerinin davalıların murisi … …’dan 17.10.1964 tarihli düzenleme şeklinde Satış vaadi sözleşmesi ile taşınmaz satın alıp bedelini ödediğini, davalıların tapu ferağını vermekten kaçındıklarını ve akabinde taşınmazın izale-i şuyuu davasında satışına karar verildiğini ileri sürerek davalılar adına olan satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini istemiş, 6.4.2007 tarihli islah dilekçesi ilede, sözleşmede kararlaştırılan satış bedelinin dava tarihindeki değeri olan 12.323,00 TL’nın ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacıların ıslah dilekçesi ile sözleşme uyarınca ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tahsilini talep ettiği, bilirkişi raporu doğrultusunda bu bedelin 470,35 TL olduğu gerekçesiyle 470,35 TL’nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, taşınmazın izale-i şuyu satış memurluğunca satıldığını belirterek satış bedelinin tahsilini istemişlerdir. Her nekadar 6.4.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşmede ödendiği belirtilen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı bedelin tahsilini istemiş ise de, dava dilekçesindeki açıklamalar ve ıslah dilekçesi içeriğinden, davacının davadaki isteminin taşınmazların izale-i suyu satış memurluğunca satıldığı tarihteki bedelinin tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Usul kanunumuz uyarınca maddi 2009/12893-2010/5330
vakıaları bildirmek taraflara, onların hukuki nitelendirmesini yapmak hakimin görevidir. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve yargılama aşamasındaki davacıların beyanları gözetildiğinde, davacıların izale-i şuyuu satış memurluğunca satıldığı iddia edilen taşınmazların satış bedelinden davalıların hisselerine isabet eden miktarın tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.