Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5561 E. 2013/5699 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5561
KARAR NO : 2013/5699
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda …Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 14 parsel sayılı 421,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, iştirak halinde maliki bulunduğu 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 50 metrekare eksik ölçüldüğü ve bu eksikliğin komşu 108 ada 14 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiasıyla 50 metrekarelik bölümün tapu kaydının iptali ile 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın malikleri adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … ve dava dışı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden … tarafından usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı gibi adı geçen şahsın davaya yöntemince müdahalesi de yoktur. Hal böyle olunca adı geçen şahsın davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle …’ün temyiz inceleme isteminin REDDİNE,
2- Davacı …’ün temyizine gelince; mahkemece davacı taraf yönünden, iştirak halinde mülkiyet durumunun bulunması nedeniyle zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu ve bunun gereğinin yerine getirilmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da mahkemenin kabulü dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Davacı, kendilerine ait olup eksik tespit ve tescil edildiğini iddia ettiği 108 ada 15 parselin 1/3 payının malikidir, çekişmeli 108 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 50 metrekarelik bölümü üzerindeki hak talebini de bu pay üzerinden ileri sürmüştür. Belirtilen bu durum karşısında davacı taraf yönünden elbirliği mülkiyeti değil, paylı mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan zorunlu dava arkadaşlığından söz edilemeyecektir. Hal böyle olunca, davacının payı (1/3) itibariyle işin esasına girilip toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen hususlar göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı …’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün adı geçen taraf yönünden BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 27.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.