YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12132
KARAR NO : 2010/2375
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, tapuda dava dışı babası … adına kayıtlı taşınmazın babası tarafından dava dışı …’e satılıp devredildiğini, bu işleme karşı nasıl bir dava açılabileceği hususunda davalı avukatlar ile görüştüğünü, davalı avukatların tasarruf ehliyeti yokluğu ve hileli satış nedeniyle dava açılabileceğini söylemeleri üzerine davalılara vekaletname verdiğini, Mudanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2006/361 esas sayılı tapu iptali ve tescil davası sonucu davalı …’in sağ olduğu, hukuki yarar ve aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedenleriyle davanın reddine karar verildiğini, kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, bu sonucu her hukukçunun bilmesi gerektiğini, davalı avukatların yeterince inceleme yapmadan yanlış dava açmaları nedeniyle gereksiz ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalılara ödediği 2.500YTL’nin de iade edilmesinin gerektiğini, davalıların ağır kusur ve ihmali nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.320,47YTL maddi ve 4.000YTL manevi olmak üzere toplam 7.320,47YTL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının kendilerine gelerek babasının 90 yaşının üzerinde olduğunu, kardeşi Şenol’un telkinleri doğrultusunda babasının malları kaçırmak amacıyla muvazaalı satış yaptığını, bu şekilde mal kaçırdıklarını, hatta hemen 3.şahsa satılacağını söyleyerek satışı önlemek amacıyla tedbir koydurabilmek için dava açmalarını istediğini,tüm hukuki yönlerini davacıya izah ettiklerini, ısrar etmesi üzerine dava açtıklarını,defalarca telefonla bilgi verdiklerini, avukatın açtığı her davayı kazanmasının mümkün olmadığını, davanın kazanılacağı hususunda herhangi bir taahhütte bulunmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taşınmazı satan davacının babası …’in sağ olduğuna göre muris muvazaasından söz edilemeyeceği, hile veya hata ile yapılmış bir akit ileri sürülüyor ise böyle bir davayı açma yetkisinin akdin tarafı olan …’e veya herhangi bir nedenle kanuni temsilci atanmış ise kanuni temsilciye ait olduğu, ancak davanın adı geçenin oğlu tarafından açıldığı, Avukatlık Kanununun 38. maddesine göre böyle bir davanın açılması yolundaki teklifin yazılı bir talimat olsa bile davalı avukatlar tarafından reddedilmesi gerektiği, maddede yazılı “teklifin haksız görülmesi” kavramının davacılık sıfatındaki (aktif husumet ehliyeti) haksızlığı da kapsadığı, oysa davalılar tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının mahkeme tarafından aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilip Yargıtayca onanarak kesinleştiği, her ne kadar davalılar tarafından davacının yerin 3. şahıslara satışının önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulması amacıyla böyle bir dava açılmasını istediği savunulmuş ise de asıl dava için belirtilen hususların ihtiyati tedbir talebinde de aynen geçerli olduğu, zira ihtiyati tedbir müstakilen yapılmış bir talep sonucu sağlanmış olsaydı yine 10 gün içinde asıl davanın açılması gerektiği, bilirkişi raporu ile toplam 2.969YTL maddi tazminat hesaplandığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.969YTL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle her iki tarafın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 119.82 TL. kalan harcın …’den alınmasına ve yine aşağıda dökümü yazılı 1.55 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 25.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.