YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8131
KARAR NO : 2010/1675
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı belediyenin sorumluluk sahası içinde bulunan hemzemin geçide otomatik koruma tesisi yapıldığından bahisle bedeli olan 67.312,94 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya hakem sıfatıyla bakılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununun 1.maddesi gereğince, umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyeler, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan, adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar, 3533 sayılı mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığı 3533 sayılı yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için, davanın her iki tarafının da Yasanın birinci maddesinde sayılan kamu kurumundan olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse, davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz.
Davalının 3533 sayılı yasada belirtilen kamu kurumu olduğu konusunda duraksama yoktur. Davacı TCDD ise, 28.10.1984 tarihli 18559 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü gereğince, bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4.maddesinde, kamu iktisadi teşebbüslerinin bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. O halde, davacı TCDD 3533 sayılı Yasada gösterilen daire ve kuruluşlardan olmadığından, uyuşmazlığın çözümünde de hakem sıfatı ile mahallin yüksek dereceli hukuk hakimi görevli değildir. Davaya bakmak, genel mahkemelerin görevi içinde kalır.
Kural olarak, 3533 sayılı yasaya göre verilen kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz, ancak kararı veren hakeme itiraz edilebilir ise de, görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re’sen nazara alınması gerekir. Bu nedenle, hakemin, görevini aşarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, bu aşamada davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 no.lu bentte gösterilen nedenlerle davalının temyiz itirazının incelenmesine gerek olmadığına, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.