YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8421
KARAR NO : 2010/1082
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı avukatı dava dışı kiracısından birikmiş kira alacağını tahsil ederek tahliye etmesi için vekil olarak tayin ettiğini, vekalet ücreti olarak davalıya 1100,00 TL ödediğini, davalının kiracı aleyhine devam eden davada kendi iradesine aykırı olarak 6.250 TL kira alacağından feragat edip tahliye içinde 6 ay süre tanıdığını, bu nedenle 6250 TL’nın tahsilinin olanaksız hale geldiğini, davalıyı haklı olarak azlettiğini, davalının 6.250,00 TL kira alacağı ile 1100,00 TL vekalet ücretinden sorumlu olduğunu ileri sürerek 7.350.00 TL davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, takip ettiği davadaki beyanının UYAP sisteminin çalışmaması nedeniyle zapta yanlış yazıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı avukatın verilen yetkiye aykırı davranarak alacak talebinden feragat etmesi nedeniyle ücrete hak kazanmadığı gibi doğmuş olan zarardan da sorumlu olduğu gerekçesiyle 7.350,00 TL’nın davalıdan tahsiline kara verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı avukatın, davacı vekili olarak dava dışı … aleyhine 15.10.2007 tarihinde dava açarak 6.250,00 TL’na yönelik itirazın iptali ve tahliyesini istediği, 21.2.2008 tarihli duruşmada ise davalı vekilin birikmiş kira paralarından vazgeçip davalı …’e tahliye için 6 aylık süre verdiği, 9.9.2008 tarihli karar ile kira alacağı ile ilgili talebin vazgeçme nedeniyle reddine, tahliye davasının ise ispat edilemediğinden reddine karar verilmiş; akabinde davacının 11.3.2008 tarihli azilname ile “lüzum üzerine” demek suretiyle azlettiği anlaşılmaktadır. Davalı, davacının isteği ile kira alacağından vazgeçtiğini ispat edemediğinden ve davacının azli bu nedenle haklı olduğundan vekalet ücretini istemeyez, esasen bu durum mahkemeninde kabulündedir. Davacı bu davada davalıya ödediği vekalet ücreti ile birlikte, kiracıdan tahsil edemediği kira parasınıda istemektedir. Davalı taraf kira parasından feragat etmiş ise de, herşeyden önce feragat edilmemiş olsa idi bu kira parasının kiracıdan tahsil edilip, edilemeyeceğinin başka bir deyişle kiracı aleyhine açılan kira parasına ilişkin davanın kazanılıp kazanılamayacağının tesbiti gerekir. Kira parasına ilişkin davada feragat olmasa dahi davanın lehe sonuçlanmayacağı ve alacağın tahsili mümkün olmayacak ise zarar ile feragat arasında illiyet bağı olmayacağından davacının herhangi bir zararından söz edilemez. Bu itibarla davalının vekil sıfatıyla takip ettiği kira parasına ilişkin dava dosyası ile o dosyaya ait deliller incelenerek davanın feragat olmasaydı lehe sonuçlanıp sonuçlanmayacağı üzerinde durularak, davanın lehe sonuçlanacağının mümkün olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi kabul kararı verilmeli, kazanılmasının mümkün olmadığının anlaşılması halinde ise bu yöne ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.