Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/10299 E. 2013/5114 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10299
KARAR NO : 2013/5114
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve cezai şart alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat….. ile karşı taraf adına Avukat…. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 07.09.2010-11.02.2011 tarihleri arasında çalıştığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 12. maddesinde, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bir yıl içinde feshedilmesi halinde, fesheden tarafın diğer tarafa oniki aylık ücret tutarı 180.000,00 TL tazminat ödeyeceğinin belirlendiğini, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, davacının fiilen çalıştığı beş aylık döneme ilişkin ücretinin eksik ödendiğini ve iş sözleşmesinin 12. maddesine öngörülen 180.000,00 TL cezai şart alacağının ödenmediğini ileri sürerek, bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket yönünden borçlandırıcı işlemlerin bağlayıcı olması için imza sirkülerinde ismi geçen yetkililerin ikisinin imzasının bulunmasının zorunlu olduğunu, davacının delil olarak dayandığı iş sözleşmesinin tek yetkili tarafından imzalanmış olması sebebi ile bu sözleşme uyarınca davalı şirketin cezai şarttan sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiğini, davacının herhangi bir ücret alacağının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği, sözleşmenin 12. maddesine göre işverenin davacıya oniki aylık ücreti 180.000,00 TL tutarında cezai şart ödemesi gerekmekte ise de, davacının çalıştığı süre ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınarak, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 161/son maddesi gereğince cezai şart miktarından takdiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şarttan gerçekleştirilecek indirim hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
818 sayılı Kanun’un 161/son maddesinde, fahiş cezai şartın hâkim tarafından tenkis edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Somut olayda taraflar arasında imzalanan 07.09.2012 tarihli sözleşmenin 12. maddesinde kararlaştırılmış olan 180.000,00 TL cezai şart niteliğindeki tazminat mahkemece fazla bulunarak 818 sayılı Kanun’un 161/son maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmıştır.
Davacının aylık net ücretinin 15.000,00 TL olduğu dikkate alındığında söz konusu cezai şartın asgari oniki aylık çalışma süresi için öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı, işyerinde sözleşmenin bozulduğu tarihe kadar üç ay yirmiiki gün çalıştığına göre bu süreye tekabül eden miktar düşüldükten sonra kalan miktardan 818 sayılı Kanun’un 161/son maddesi uyarınca 1/3 oranından az olmamak üzere hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken toplam miktar üzerinden yapılan indirimle bulunan miktara hükmolunması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşam avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.