YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4644
KARAR NO : 2013/5076
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 2 ve 13 parsel sayılı sırasıyla 27746,46 metrekare ve 8842,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına, aynı ada 23 parsel sayılı 1355,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … …adına tespit edilmiştir. Davacı … tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının 106 ada 13 sayılı parsele yönelik talebi olmadığından tutanak aslının olağan işlemler tamamlanmak üzere Tapu Müdürlüğüne iadesine, aynı ada 22, 24 ve 25 sayılı parseller yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, 2 ve 23 sayılı parseller hakkındaki davanın esastan reddine ve bu parsellerin davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece davacının 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan işlemler tamamlanmak üzere Tapu Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde bu taşınmazın da adına tescili talebi ile dava açmış yargılama sırasında ise bu taşınmaza yönelik talebi olmadığını belirtmiş olduğuna ve kadastro mahkemesi sicil oluşturmak zorunda olduğuna göre mahkemece davacının yargılama sırasındaki beyanının niteliği tartışılıp değerlendirilerek dilekçede yer alan 106 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkında sicil oluşturacak şekilde olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- 106 ada 2 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise; Mahkemece tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı ve dava konusu taşınmazın öncesinin davacı tarafa ait olduğu ancak Digor’a göçmesi nedeniyle dava konusu taşınmazdaki zilyetliğini terk ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarından davacı tarafından dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı belirlenmişse de taşınmaz üzerinde 30 yılı aşkın süreyle davacı ve miras bırakanının ot biçmek suretiyle zilyet olduğu, dava konusu taşınmazın miras bırakanından taksimen davacıya kaldığı, davacının keşif tarihine göre on yıl önce Digor’a göçtüğü ancak otunu biçmek suretiyle zilyetliğini sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Davacı tarafça dayanılan tapu kaydı dava konusu taşınmaza uymasa bile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülkiyet hakkı doğan davacının başka bir ilçeye gitmesi sebebiyle taşınmazın bulunduğu yerden zorunlu olarak ayrılması ve ara ara gelerek otunu biçmesi ve ev yeri olarak kullanması taşınmazın niteliğine göre ekonomik amaca uygun kullanımın terk edildiği sonucunu doğurmaz. Bu nedenle çekişmeli 106 ada 23 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile ve çekişmeli 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi daha evvel dosyadan tefrik edilerek başka esasa kaydedilen 106 ada 22,24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar bu dosyada davalı olmadığı halde bu taşınmazlar hakkında da hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.