YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5615
KARAR NO : 2013/5773
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …,Köyü çalışma alanında bulunan 170 ada 30, 200 ada 2 ve 4 parsel sayılı 2359.24, 2535.88, 1668.75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek …oğlu …adına tespit edilmiştir. Davacı …mirasçısı …, murisi adına tespit edilen taşınmazların yüzölçümlerinin eksik tespit edilerek davalı …’ya ait yerlere katıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 170 ada 30, 200 ada 2 ve 4 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları …ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece mahallinde 21.07.2011 ve 30.11.2012 tarihlerinde keşif yapılmasına karar verilip, davacı tarafa keşif giderlerinin keşif gününden 3 gün öncesinden yatırması için kesin süre verilmiş ise de keşif giderlerini ve tebligat giderlerini yatırmak üzere verilen kesin sürede keşif gideri yatırılsa dahi tebligatların çıkartılıp dönmesine yeterli olmadığından verilen süre makul süre olarak kabul edilemez. Bu durumda yerel bilirkişiler ve tanıklar hazır olamayacağı için yapılamayacağı önceden belli olan keşif için davacı tarafa külfet yüklenmesi doğru olmadığı gibi, kesin mehil ihtaratını içerir davetiye de davacı tarafa tebliğ edilmemiştir. Sonradan mahkemece keşif gideri için verilen kesin mehil ihtaratını içerir tebligat, Tebligat Kanunu 35.maddesine göre 01.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, davacı …’nin tebliğ tarihinden önce 08.01.2013 tarihinde öldüğü dosyaya ibraz edilen veraset ilamlarından anlaşılmakla ölü kişi adına yapılan tebligat usulüne uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca önce yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davacı …’nin tüm mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, taraf teşkili sağlandıktan sonra yöntemince keşif için süre verilmeli, keşif giderinin yatırılması halinde mahallinde keşif yapılmalı, hüküm kurulan parseller davacının murisi adına tespit edilen parseller olduğu ve davacı tarafça üçüncü şahsa husumet yöneltilerek komşu parsellerden miktar eksikliğinin tamamlanması talep edildiğinden mahallinde yapılacak keşif ile davaya
konu edilen parsellerin hangileri olduğu belirlenmeli, bundan sonra tutanak asılları getiriltilmeli, buna göre husumetin doğru yöneltilip yöneltilmediği hususu değerlendirilmeli, husumet doğru yöneltilmiş ise esastan araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.