YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4419
KARAR NO : 2013/4365
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, iş müfettişi raporunun iptali talebine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dışı A. R. Altınlılar Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ile aralarındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bursa Bölge Müdürlüğü müfettişleri tarafından düzenlenen raporun iptaline istemi ile dava açmıştır.
Davalı vekili, davayı açan kişi avukat olmadığından husumetten ret kararı verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davayı açan Nihat Yiğit’in davacı şirketin muhasebecisi olduğu gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-f. maddesinde vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması dava şartları arasında sayılmıştır. Anılan kanunun 115/2. maddesinde;” mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içerisinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddeder. “düzenlemesine yer verilmiş ve madde gerekçesinde usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanabilmesi için, hakimin usulden ret kararı vermeden önce, eksikliğin tamamlanması yönünde ilgilisine kesin süre vermesi esasının benimsendiği açıklanmıştır. Usul ekonomisi bakımından, davacının vekil olarak atamış olduğu avukatın, davaya vekalet ehliyeti olmayan kişi tarafından açılmış olan davayı, vekil sıfatı ile takip etmesi de gerekli ve yeterlidir.
Somut olayda, dosya içeriğine göre şirket adına, muhasebecisi tarafından dava açılmıştır. Ancak ilk duruşmadan önce dava takip yetkisine sahip olan vekil, vekaletname sunmuş ve dava şartı noksanlığı giderilmiştir. Hal böyle olunca, vekalet ehliyeti noksanlığı yargılama aşamasında tamamlandığı ve davacı şirket kendisini yetkili vekil ile temsil ettirdiği halde, vekil yokmuş gibi davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.