YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6323
KARAR NO : 2013/7495
KARAR TARİHİ : 28.06.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü’nün 102 ada 10 parsel sayılı 13919.03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğu ve Hazine’ye ait yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 102 ada 10 parselin mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf teşkili dava koşulu olup, usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerli olabilmesi için “kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine ve yahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edilerek ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilerek yapılmak zorundadır. Somut olayda dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı …’ye tebliği sadece köy muhtarı imzasına yapıldığından Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine uygun bulunmamaktadır. Bu halde duruşmaya başlanmadan önce taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilmek suretiyle duruşmaya başlanarak, davanın esasına ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
28.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.