Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/21023 E. 2013/7349 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21023
KARAR NO : 2013/7349
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, ücret, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, kıdem ihbar tazminatları ile ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacaklarının ödenmediğinden bahisle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalılar vekili temyiz etmiştir.
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Uyuşmazlık hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları ile davacının sefer sayısı ve sefer başına aldığı ücret noktasında toplanmaktadır.
Hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille ispatlaması imkân dâhilindedir.
Somut olayda, dosya içerisinde davalı tarafından sunulan davacının imzasını taşıyan çalışma çizelgelerinde hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmaları gösterildiğinden, bu çizelgeler dikkate alınmalı, tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları hakkında karar verilmelidir. Davacı davalı işyerinde şehirlerarası şoför olarak çalışmakta olup, sefer başına ücret aldığı uyuşmazlık dışıdır. Ancak davacının ayda kaç sefer yaptığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur. Sözkonusu çalışma çizelgelerinde davacının yaptığı sefer sayıları gösterilmiş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu çizelgeler dikkate alınmadan, bir ay içerisinde yapılan sefer sayısının davacı şahit beyanları doğrultusunda kabul edilerek, aylık ücrete yapılan sefer sayısına göre alınan ücret eklendikten sonra bu ücret üzerinden kıdem, ihbar tazminatları ile hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının hesaplanması hatalıdır. Çalışma çizelgelerine göre davacının yaptığı sefer sayısı tespit edilerek, aldığı sefer ücreti belirlenmeli ve anılan alacakların hesabına esas ücrette bu ücret dikkate alınmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.