YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12158
KARAR NO : 2010/2380
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkette kaptan pilot olarak çalıştığını, aralarında 1.1.2003 başlangıç tarihli sözleşme imzalandığını, davalının, lehine yaptırdığı sigorta sözleşmesini feshederek primlerini aldığı, Mart 2004 ayı ücretini geç yatırdığı ve sözleşmeye aykırı olarak şirket yönetimini değiştirdiği gerekçeleriyle haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, haklı fesih nedeniyle yasa ve sözleşmeden doğan alacakları,3584 Euro sigorta bedeli,fazlasını saklı tutarak 1 Euro sigorta bedeli neması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme süresi bitimine kadar olan ücreti karşılığı 41.040Euro’dan şimdilik 1 Euro olmak üzere toplam 3586Euronun davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmede yer alan grup birikimli sigortalılığı tek taraflı irade beyanı ile ortadan kaldırarak sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının fesihte haklı olduğu, bakiye süre için ücret alacağı talebinde bulunabileceği, bakiye 1.631,53Euro alacağı bulunduğu gerekçesiyle sigorta bedeli, faiz ve nema alacağı taleplerinin vazgeçme nedeniyle reddine, davacının mahrum kaldığı zarar adı altında istediği alacak talebinin kabulü ile taleple bağlı kalarak 1Euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla hakkın saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenen 1.1.2003 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca davacının davalı şirkette kaptan Pilot olarak çalışmaya başladığı, sözleşme uyarınca davalının davacıyı Grup Birikimli Emeklilik Sigortası kapsamına aldığı, davalının dava dışı sigorta şirketine yazdığı 5.10.2003 tarihli yazı ile 31.10.2003 tarihi itibariyle sigortayı iptal ederek ödediği primleri geri aldığı, davacının bu durumu da gerekçe göstererek 4.5.2004 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar taraflar arasında da çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, feshin haklı olduğunu ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş, davalı ise ekonomik durum gereği sigortaların Feshedileceğinin çalışanlara bildirildiğini, sigortanın 31.10.2003 tarihinde iptal edildiğini, davacının bu tarihten 6 ay sonra sözleşmeyi feshettiğini, ayrıldıktan hemen sonra başka havayolu şirketinde çalışmaya başladığını, feshin haksız olduğunu savunmuştur. Hal böyle olunca mahkemece, sigorta sözleşmesinin fesih tarihinden sonra bu durumun davacıya ne zaman bildirildiği hususunda taraf delilleri toplandıktan sonra feshin haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile feshin haklı olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.