Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2430 E. 2010/2840 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2430
KARAR NO : 2010/2840
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, 2842 ada 454 pafta 4 nolu parselde tapuda kayıtlı arsa üzerine yapılan inşaatın 30 nolu bağımsız bölümünün iskân ruhsatının olmaması nedenine dayalı olarak ceza için belediyeye ödenmesi muhtemel 20.000,00 TL’nin tahsili istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının da hissedar olduğu arsadaki inşaatın iskân ruhsatının yüklenici tarafından alınacağı sözleşmenin 5. maddesinde kabul edilmiştir. Dolayısıyla davacı yüklenici sözleşmeden kaynaklanan bu edimini yerine getirmek zorundadır. Dairelerin 180 m2 alanında inşa olunması gerekirken projesine aykırı olarak 218 m2 alanında yapılmış olması nedeniyle iskân ruhsatının alınamadığı savunulmaktadır. Mahkemece ilgili belediyeden alınan yazı cevabında tadilat ruhsatı vs. işlemlerin yapılması halinde, yapının yasal hale geleceği ve iskân ruhsatının alınabileceği belirtilmiştir. Davalı savunmasında tadilat işlemlerine arsa sahiplerinin karşı çıkması nedeniyle iskân ruhsatını alamadığını belirttiğinden, mahkemece davalıya iskân ruhsatını almak için gerekli işlemlerin yapılması bakımından yetki ve uygun mehil verilmeli, bu süre sonunda inşaatın yasal hale getirilmesi durumunda dava reddedilmeli; aksi takdirde belirtilen işlemler için yapılması gereken masraflardan davacının payına düşen miktarın saptanıp davalıdan tahsiline karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, davacı tarafından ceza için ödenmiş bir bedel bulunmadığından sözedilerek davanın reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olanan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.